Türkiye korsan pazarında, Çin’den sonra ikinci…

4 Mayıs 2008 · Yazicidan Cikti Al ·

sinemalife5-1 Türkiye korsan pazarında, Çin’den sonra ikinci...

Köksal Aras - Sinemalife, bu sayıdan itibaren sinema sektöründe ithalat ve dağıtım yapan şirketlere sayfalarını açıyor… Amacımız patronundan kapıdaki bekçisine kadar özveriyle çalışan sektördeki emektârları sinemaseverlerle karşı karşıya getirmek olacak. Sektör içindeki gezintimizin ilk durağında, genç yaşına rağmen, dünya çapında ödüllü filmleri sinemaseverlerle buluşturan Chantier Films var. 2001 yılında kurulan şirket ‘Full Servise Entertainment’ olma yolunda hızla ilerliyor. Şirket, filmleri ülkemize getirmekle kalmıyor, dağıtımından VCD ve DVD basımına, hatta televizyonlara pazarlamasına kadar her şeyi üstleniyor.

Sinemalife.com okurları için Chantier Films’in sahibi Metin Anter’le bugüne kadarki çalışmaları, film ithal ederken karşılaştığı güçlükleri, korsan film pazarının bugün için hangi boyutlara ulaştığını konuştuk.

Chantier Films’in kuruluşuyla ilgili bilgi verir misiniz? Hedefinizde neler var?

Chantier Films, 2001 yılında kaliteli, bağımsız dünya filmlerini Türkiye’deki sinemaseverlerle buluşturmak üzere kuruldu. Ülkemizde ve yurtdışında ses getirecek filmlerin yapımcılığını üstlenmek ve Türkiye’de sektörün gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

Türkiye’ye film getirmenin zorlukları var mı? Varsa nelerdir?

Türkiye’ye film getirmenin herhangi bir zorluğu yok. Karşılaştığımız tüm zorluklar filmi Türkiye’ye getirdikten sonra başlıyor.

Ülkemizde film ithal etmeyle ilgili yasalar ne durumda. Avrupa’daki hukuk açısından biz hangi durumdayız. Aradaki farklılıklar neler?



Film ithali konusunda yasalar çok muntazam ve düzgün işliyor. Esas sıkıntı Türkiye’deki korsan DVD-VCD satışı konusunda yaşanıyor. Fikir ve eser hakları için yasalar var; ama bu konuda yürütme ve yargı iyi işlemiyor. Dünyada film ve müzik korsan pazarında Çin’den sonra en büyük pazar durumundayız. Bu çok utanç verici. Ayrıca ekonominin, sektörün ve yaratıcılığın gelişmesinde çok büyük bir engel bu.

Chantier olarak yeni film projelerine de desteğiniz var, bu konuda ne gibi sürprizleriniz olacak?

Yapım projelerinde yer almak istiyoruz ve bunun için bir kaç çalışmamız var. Şu an bir TV dizisinin yapımını üstleniyoruz. Bu yaz da bir sinema filmi çekimlerine başlayacağız. Bunlara ek olarak Amerikalılarla ortak bir belgesel film yapımını üstlendik. Bu yüksek bütçeli belgesel, yılın sonuna doğru tüm dünyada sinemaseverlere gösterilecek.

Ülkemize getirdiğiniz filmlerden büyük beklentiler içine girip de hayal kırıklığı yaşadığınız oldu mu? Hangi filmlerdi?

Genellikle aldığım filmler beni yanıltmaz; ama, evet bir kaç tane değerini bulamayan film oldu. Michel Gondy’nın filmi Rüya Bilmecesi, François Ozon’un ‘Angel’ı hak ettiği yeri bulamayan filmlerimiz.

Gişe, hasılat vb. memnun musunuz?

Ne yazık ki memnun değiliz. Bunun da başlıca nedeni yine belirtirim ki korsan film satışıdır. Eser haklarına saygı göstermeyen ve korsan alıp seyreden sinemaseverlerdir.

Bugün Türk sinema sektörünün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Dünya sinemasındaki yerini nereye oturtuyorsunuz?

Türkiye’de sinema sektörü izleyicilerin izin verdiği ölçüde ilerliyor. Bu açıdan maalesef dünya sinemasına ulaşabilecek filmlerin üretimi çok kısıtlı olarak yapılabiliyor. Sorunun cevabı; Türk sineması bir kaç istisna dışında dünya sinemasında hiç bir yere oturmuyor.

Sinemalife - Köksal Aras

Yorumlar

Bu yazi hakkinda yorum yapmak istiyorum!

Yorum yapabilmek icin uye girisi yapmalisiniz.