Yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu’nun üstlendiği Pus, İstanbul’un varoşlarında, Altınşehir’de geçen karanlık bir hikâyeyi; kaçak DVD işinde çalışan, huzursuz bir gencin eline tesadüfen geçen bir resim ve tabancayla sürüklendiği tuhaf bir olayı anlatıyor. Yazının devamı…
Dünyaca ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov’un Cemile’sinden esinlenilerek çekilen Mavi Cennet, tamamı Kırgızistan’da çekilen ilk Fransız filmi. Fransız yönetmen Marie Jaoul de Poncheville’in Kırgızistan’daki büyüleyici bozkırlarda çektiği film, anlattığı tutkulu aşk öyküsü, eşsiz görüntüleri, müziği ve çarpıcı görselliğiyle izleyenleri büyülüyor. Yazının devamı…
Bahçeşehir Üniversitesi Sinema-TV Bölümü öğretim görevlilerinden olan ve 2001 yılından beri Türkiye’de yaşayan Theron Patterson’un çektiği ilk uzun metraj film Bahtı Kara, babanın merkezde olduğu bir baba-oğul hikayesi üstünden bir aileye odaklanıyor… Film, 4. Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin Ulusal Yarışma bölümünde en iyi film, en iyi senaryo ve başrol oyuncusu Reha Özcan’a en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırdı… Yazının devamı…
Amelia, 1937 yılında çift motorlu uçağıyla çıktığı dünya turunda Büyük Okyanus üzerinde kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Amerikalı kadın pilot Amelia Earhart’ın gerçek hayat hikayesini anlatıyor…
İki Oscar ödüllü oyuncu Hilary Swank’ın Amelia Earhart’ı canlandırdığı filmde, Richard Gere ve Ewan McGregor da rol alıyor… Filmin yönetmeni ise, Hint asıllı yönetmen Mira Nair… Yazının devamı…
Sabahat Emir – Bir olayı anlamak, o olayı yaratan, temel oluşturan sebeplere, yani köklere inmekle mümkündür. Yalnız toplum hayatında değil (burada filmle bağlantılı olarak Nazi Almanyasının faşizmini hatırlayalım), birey hayatında zulüm ve şiddet fırtınaları estiren faşizm, eğitim bazında nasıl oluşuyor sorusunun cevabını irdeliyor Michael Haneke’ın, uluslar arası bol ödüllü “Beyaz Bant” filmi.
Haneke, 1.Dünya Savaşı öncesi dışa kapalı bir Alman köyünü ve insanlarını ele alıyor. Bu köyde faili meçhul çocuk kaçırmalar, işkenceler, tuzak kurmalar, beklenmedik ölümler gibiolaylar cereyan ediyor. Suç işleyenler bulunup cezaya uğramazken, filmde ağırlıklı olan köy kilisesinin katı disiplinli , günah-ceza ekseninde verdiği cezalarla kendi çocuklarına çok acımasızca davranmaktadır. Köyün toplumsal yapısında hoşgörüsüz, sürekli cezalandırıcı bir tanrı adına malum bir tahakküm ve erkil bir iktidar zinciri işlemektedir. Dini, baskıya dönüştüren rahip, köy halkını tebası gören baron, sevgilisini sürekli aşağılayan bir erkek doktor… Yazının devamı…
Oscar Ödülü Russell Crowe, efsanevi karakter Robin Hood olarak karşımızda… Film, Robin Hood’un Kral Şarlman’ın ordusunda savaşan usta bir okçu iken, nasıl halkın gözünde özgürlüğün sembolü haline geldiğini anlatıyor… Ridley Scott’ın yönettiği filmde, Robin Hood’un sevgilisi Lady Marion’u Cate Blanchett canlandırdı… 1991 yapımı Robin Hood: Prince of Thieves adlı filmin Robin Hood‘u Kevin Costner olmuştu… Yazının devamı…