sinemam.net



Altyazı’nın Haziran sayısı bayilerde

31 Mayıs 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Haber

Aylık Sinema Dergisi Altyazı, Haziran sayısının önemli bir bölümünü yakın dönemden, kimi festivallerde gösterilen kimi hiçbir yerde gösterilmeyip doğrudan DVD raflarındaki yerini alan, ama hiçbiri de vizyona girmemiş filmlere ayırıyor. Sinema salonlarının değişen yapısıyla birlikte salon sayısının artmasına karşın seçeneklerin azaldığı ve giderek tektipleşen ‘vizyon’a alternatif bu dosya: Klasik mafya filmi kalıplarını günümüz Fransa’sının çokkültürlü iklimine taşıyan Yeraltı Peygamberi’nden kamerasını İngiliz işçi sınıfının ‘arzuları’na çeviren Fish Tank’e, Güney Kore’nin kendine has absürd suç filmi geleneğinin doruk noktalarından Ana’dan Kanadalı bir gencin annesine olan nefretine bakarak ona karşı derinlerde yatan sevgisini bulduğu Annemi Öldürdüm’e, birkaç cümlelik bir çocuk kitabından ‘hiç bitmeyen bir öykü’ çıkaran Where the Wild Things Are’dan Filistin’in tarihine bakarken geçmişin güzelliğini sıradışı yaşamların en sıradan detaylarında bulan Geride Kalan’a ve Werner Herzog, Claire Denis gibi usta yönetmenlerin son filmlerine uzanan yazılarla, yakın zamanda çeşitli vesilelerle sinema dünyasında büyük etki bırakan ancak ülkemiz sinema salonlarından uzak kalan filmleri gündeme taşıyor.

‘Vizyon’un es geçmediği, ancak ne oranda sansüre uğrayacağı halen tartışma konusu olan Deccal (Antichrist) ise Altyazı’nın Haziran sayısının bir başka öne çıkan konusu. Her filminde yeni bir meydan okumayla karşımıza çıkan Lars von Trier’in geçtiğimiz sene Cannes Film Festivali’nde gösterildiğinde büyük gürültü koparan filmi Deccal, dergide kapsamlı bir yazıyla ele alınıyor. Deccal’e Lars von Trier sinemasının alışıldık temalarının ışığında bakan bu yazıda Fırat Yücel, von Trier’in filmografisinin içinden ilerleyerek filme eleştirel bir bakış geliştiriyor.

Derginin ‘Vizyon’ sayfalarında ayrıca, Semih Kaplanoğlu’nun Altın Ayı ödüllü filmi Bal’ı şair Guiseppe Ungaretti’nin ‘Batık Liman’ isimli eseriyle karşılaştırıp Bal’a şiirsel bir okuma sunan bir deneme yazısı ile, usta yönetmen Costa-Gavras’ın bir göçmen hikâyesi anlattığı son filmi Cennet Batıda (Eden à l’Ouest) hakkında kaleme alınmış bir analiz göze çarpıyor.

‘Vizyon Ötesi’ sayfalarında en çok dikkat çekenleri ise, İranlı yönetmen Macid Macidi ile sinemada alt sınıfların ve emeğin temsilinden İran Devrimi’ne, melodramdan toplumsal gerçekçiliğe uzanan bir söyleşi, 11 Eylül sonrası dünyanın ilgisini toplayan İranlı görsel sanatçı Şirin Neşat’ın sanat serüvenini ele alan geniş bir portre yazısı ve Mayıs ayında gerçekleşen 63. Cannes Film Festivali’nde görücüye çıkan filmlere ayrılan bölüm oluşturuyor.

Altyazı’nın 96. sayısında yer alan diğer filmlerden bazıları ise şunlar: Robin Hood (Ridley Scott), Son Mevsim: Şavaklar (Kazım Öz), Yeşil Bölge (Paul Greengrass), Pus (Tayfun Pirselimoğlu), Gözlerindeki Sır (Juan José Campanella), İç Bölge (Tariq Teguia), Şok Doktrini (Michael Winterbottom & Mat Whitecross), Troçki (Jacob Tierney).

DOSYA: VİZYONA ALTERNATİF
Alışveriş merkezlerinde izlenemeyecek filmler

ANTICHRIST
Bir Lars von Trier cinneti

CANNES’da görücüye çıkanlar
Mike Leigh, Abbas Kiarostami, Jean-Luc Godard ve diğerleri

MACİD MACİDİ ile ‘söz ve acı’ya dair
Sinemada babalar, çocuklar, alt sınıflar ve emek

ŞİRİN NEŞAT
Tene kazınan direniş

Bal (Seanslar)

13 Mayıs 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Seanslar

Yazının devamı…

Altyazı’nın Mayıs sayısı bayilerde

30 Nisan 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Haber

Altyazı’nın Mayıs sayısı bayilerde… Beyaz Bant, Haneke’nin objektifinden faşizmin ayak sesleri – Todd Solondz İle, ‘Mutluluk’ ve ‘Savaş Sırasında Yaşam’ – Hayata Çalım At, Ken Loach, işçi sınıfı, futbol ve Eric Cantona – Pus, Kentin kenarlarındaki yabancı – Murathan Mungan ve Faruk Duman’dan sinema yazıları, Mungan’dan Ang Lee’li bir deneme, Duman’dan Aliye Rona’lı bir öykü…

Aylık Sinema Dergisi Altyazı’nın Mayıs sayısının kapağına, Emek Sineması‘nın yıkılmasına karşı sürdürülen mücadele yansıyor. Altyazı ekibi, yalnızca Michael Haneke’nin değil, son on yılın da en iyi filmlerinden biri olduğu konusunda birçok kişinin birleştiği Beyaz Bant nihayet vizyona girerken, Beyaz Bant’ın enfes siyah-beyaz karelerinden birini Emek Sineması‘nın karanlıkta bırakılmaya çalışılan perdesine yansıtıyor; bir yandan Beyaz Bant’a selam ederken bir yandan da Emek’e saygı duruşunda bulunuyor. Dergi yazarları, Emek’in de kurbanı olduğu kentsel dönüşüm tehlikesine ve bunun sinemadaki izdüşümüne dair yazılarla, konu hakkında medyadaki yanlış yönlendirmelerin de önüne geçmeyi amaçlıyor. Yazının devamı…

Bal (Sine Kritik)

27 Nisan 2010 Yazan Sabahat Emir  
Kategori Haber, Manşet, Yazarlar

Sabahat Emir – Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan Bal, yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun Yusuf üçlemesinin son filmi. Bu filmde Yusuf’un çocukluğu anlatılıyor. Filmi layıkıyla anlayabilmek için üçlemenin diğer filmlerini; Yumurta’yı ve Süt’ü seyretmek gerekiyor. Ama anlamak da sıradan bir seyirci için kolay değil.Bazılarının yaptığı gibi olaylar örgüsünü sembollere dayandırmak yöntemiyle çözmeye çalışmak “anlamak” adına çıkmaz bir yol oluyor.  Kanaatimce “anlamak”, uyanışla, farkındalık düzeyini yakalamakla; üç boyutun dışına çıkmak; beş duyuyu aşmakla mümkün. Yazının devamı…

29. Uluslararası İstanbul Film Festivali ödülleri sahiplerini buldu…

17 Nisan 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Haber

29. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin Altın Lale ödülleri Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki Kapanış Galası ve Ödül Töreni’nde sahiplerini buldu. Yazının devamı…

Arka Pencere, çocuk oyunculara el sallıyor…

12 Nisan 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Haber

Her Cuma yayımlanan haftalık online film kültürü dergisi Arka Pencere, 24’üncü sayısında Bora Altaş’ın “Bal”daki karakterinden yola çıkarak sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi çocuk oyuncu performanslarını listeliyor.

Arka Pencere, 9-15 Nisan tarihlerini kapsayan 24’üncü sayısında, “Esrar Perdesi” sayfalarını, bu hafta gösterime giren “Aşkın Yaşı Yok” (The Rebound” filminden yola çıkarak, yaşlı kadın ve genç erkek romantizmine ayırıyor. Yazı, sinema tarihine yelken açıyor ve kadının erkekten yaşça büyük olduğu aşk filmlerinin altını kazımaya çalışıyor. Yazının devamı…

Bal

08 Nisan 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Manşet, Türk SİnemasI, Vİzyon

Semih Kaplanoğlu’nun Yumurta, Süt ve Bal’dan oluşan Yusuf Üçlemesi’nin son filmi Bal, bizi Yusuf’un çocukluğuna götürüyor ve bu kez bizi Karakovan balcısı babası Yakup’la tanıştırıyor. 60. Berlin Film Festivali Berlinale’de, Altın Ayı ödülünü kazanan Bal, 1964′te Metin Erksan’ın Susuz Yaz filminin, Altın Ayı almasından sonra bu ödülü alan ikinci Türk filmi oldu… Yazının devamı…

Bal (Fragman)

07 Mart 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Fragman

Bal (Fotoğraf Galerisi)

07 Mart 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Galerİ

Altyazı’nın Mart sayısı bayilerde

01 Mart 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Haber

Aylık Sinema Dergisi Altyazı’nın Mart sayısı Lewis Carroll’ın ölümsüz eseri Alis Harikalar Diyarında’nın Alis’iyle açılıyor. Derginin kapağını da süsleyen, Tim Burton’ın merakla beklenen Alis Harikalar Diyarında uyarlaması, Altyazı yazarlarını Alis’e sinema, müzik ve edebiyat tarihinde yapılan sayısız göndermenin içine dalmaya sevk ediyor. Bu sonsuz referans ağına kapılıp, Alis’le beraber Altyazı yazarları da tavşan deliğinin içerisinde kayboluyor. Sonuçta ortaya, Oz Büyücüsü’nden Matrix’e, James Joyce’dan Paul Auster’a, Jefferson Airplane’den Tom Waits’e ve Claude Chabrol’den Wim Wenders’e kadar uzanan, çok boyutlu bir Alis serüveni çıkıyor.

Martin Scorsese’nin Leonardo DiCaprio ile birlikte hayata geçirdiği dördüncü proje olan Zindan Adası (Shutter Island) ise geniş bir inceleme yazısıyla tanıtılıyor. Klasik dedektif öykülerine, Alman dışavurumculuğuna, film noir’a ve savaş sonrası suçluluk anlatılarına göz kırpan bu filmle Scorsese, şanına yakışır, keyif zevki yüksek bir filme imza atıyor. Yazının devamı…

Arka Pencere, Türk filmlerinin festival karnesini çıkarıyor…

28 Şubat 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Haber

Her Cuma yayımlanan haftalık online film kültürü dergisi Arka Pencere, 18’inci sayısında Altın Ayı ödüllü “Bal”ı kapağına çıkarıyor ve 1960’lardan bugüne yurtdışında ödül kazanan türk filmlerini hatırlıyor.

Arka Pencere, 16 Şubat – 4 Mart tarihlerini kapsayan 18’inci sayısında, “Bal” ile 46 yıl sonra yeniden kavuştuğumuz Altın Ayı’ya sahip “Susuz Yaz”dan başlayarak, bugüne kadar Avrupa’daki festivallerde ödüller kazanan Türk filmlerinin izini sürüyor. Yazının devamı…

Berlin’de Altın Ayı Bal’ın oldu…

21 Şubat 2010 Yazan Süleyman Şatır  
Kategori Haber, Manşet

60. Berlin Film Festivali Berlinale‘de, Altın Ayı ödülünü, Semih Kaplanoğlu’nun Süt, Yumurta ve Bal’dan oluşan üçlemesinin son filmi Bal kazandı. 1964′te Metin Erksan’ın Susuz Yaz filminin, Altın Ayı almasından sonra ilk defa bir Türk filmi bu ödülü kazanıyor… Yazının devamı…