Neyi tartıştıklarını merak ediyorum… » Sinemam.net

Neyi tartıştıklarını merak ediyorum…

6 Ekim 2006 · Yazicidan Cikti Al ·

erkancan Neyi tartıştıklarını merak ediyorum...Takva filminin Altın Portakal ödüllü oyuncusu Erkan Can filmin niye tartışıldığını merak ediyor. Onu, ilk önce Mahallenin Muhtarları’yla tanıdık. Daha sonra Serdar Akar’ın Gemide filmiyle unutulmazlar arasına girdi. Şimdiyse Takva ile Türkiye’nin gündeminde başköşeye oturdu. İşte size Erkan Can’ın gerçekleri… star Neyi tartıştıklarını merak ediyorum... gazetesinden Serdar Akbıyık‘ın röportajı…

Projeye nasıl dahil oldunuz?

Projeye 4-5 sene önce dahil olduk. Beraber çalışmaya başladık. Önder (Çakar) her seferinde bize yazdıklarını anlattı. Onların üzerine, senaryo üzerine konuştuk. Ve senaryo çekime kadar sürekli değişti. Çok süzdük senaryoyu.

serdarakbiyik Neyi tartıştıklarını merak ediyorum...

Proje 4-5 yıl önce başlıyor ama film şu an vizyona çıktığında Türkiye’nin gündemini yakalıyor. Yani cemaatlerin taşınmaz mallarının mecliste konuşuluyor olması, İsmailağa Camisi’nde yaşanan olaylar. Şimdi bütün bunların ortasına Takva çıkacak.

Bunu tamamen kadere ve tesadüfe bağlıyorum. İstesek yapamayız bunu. 5 sene önce başladık. Bunu da hissettik. Olaylar yaşadık. Bunlar da bizi senaryo anlamında başka yerlere götürdü.

Bu yaşanan olaylar senaryoda bir takım değişikliklere sebep oldu mu?

Onu bilmiyorum. Ona Önder cevap verir. Bir şey gelmiştir belki aklına o an. Tabii gündemden etkilenmiş olabilir.

Sizin canlandırdığınız Muharrem karakterinin sonunu hazırlayan Muharrem’in kendi geçirdiği değişim, yozlaşma mı? Yoksa cemaatin işlerinin yozlaşmasının Muharrem’e yansıması mı?

Olabilir, kıssadan hisse yüzde 20 durumu. O kadarını da söylersek o zaman yaptığımız sanatın bir anlamı kalmıyor. Muharrem vicdanı ile baş başa kalıyor. Herkesin olduğu ve şu dönem herkesin vicdanıyla yalnız kalması gerektiği durumu. Vicdanına yenik düşüyor. Hata yapıyor Muharrem gibi bir adam. Yalan söylüyor, daha fazla para alıyor. Başladı mı gidiyor. Sonu gelmiyor. Modern dış dünyaya çıkıyor, küçük kapalı çevresinden.

Sizce sinema olaylara ayna tutup olduğu gibi yansıtır mı veya sinema, sinemacının durduğu yerden bakış açısıyla şekillenen bir şey midir? Bunların hangisine inanıyorsunuz?



Hepsi yoruma açıktır bence. Sinema tek boyutlu bir şey değildir çünkü. Bir film yapılır hem sanatsaldır, hem gişe refkorları kırar. Yönetmenin yazarın yorumudur, söylemek istedikleridir. Yazarın fantezisidir. Yarattığı hayal dünyasıdır. Sinemada her şey olur. Bir illüzyon sanatıdır. Her şeyi yapıyorsun sinemada. Amerika’da yapıyorlar mesela. Uzay filmleri ya da değişik filmler. O hayal dünyasıyla ilgili bir şey.

Sizin Gemide filminiz mükemmel. Bunu artık herkes söylüyor. Ama onun yanında da Gemide filmi büyük bütçelerle yapılmış bir film falan değil. Bu kadar başarılı olmasını neye bağlıyorsunuz?

Biz o filmi parasız çektik. O filmin başarılı olması tamamen amatör ruha bağlıyorum. Sinema yapmak için çaycısından yönetmenine kadar. Amatör ruh. O ruhu da kaybedersek, o duygu sinemadan geçmez. Takva’da da aynı amatör ruhla çalıştık. Zaten Gemide’deki sinerjiyi bir daha yapabilir miyiz bilmem? Parasız pulsuz yapılan, herkesin çalıştığı bir film. İnsan bu dayanışmayı hayatında sadece bir defa yakalar. Gene var tabii. Bir film çekileceği zaman oluyor tabii ama ‘Gemide’nin macerası başkaydı.

Peki şunu sormak gerekiyor. Türk sineması yıllar içinde gittikçe üretimini arttırdı ve bu yıl patlama noktasına geldi. Bir sinema eleştirmeni olarak yetişemez olduk. Fazla üretim o amatör ruhu zedelemiyor mu?

Bazısı zedeler, bazısı zedelemez. O ruhu nasıl koruyacağız, herkes kendine bakacak. Kaybetmeden yapabilmek en güzeli. Herkes de onu yapıyor. O ruhu kaybetmeden yapmak. Dar Alanda Kısa Paslaşmalar, bunu anlatıyor mesela.

Aldığınız Altın Portakal ödülü sizin için ne ifade ediyor?

Ödüldür. Yaptığın işin karşılığını görüyorsun. Ödüllendiriliyorsun.

Peki filmlerin bu şekilde yarıştırılmasını felsefik olarak doğru buluyor musunuz?

Valla onun yerine başka ne koyacağız bilemiyorum. Çünkü ilkokuldan beri yarıştık. Yarışıyoruz hep. Arabaya biniyoruz yarışıyoruz. Bunun yerine başka ne yapılır bilmiyoruz.

Filminiz vizyona girecek ve çok büyük tartışmalar olacak.

Tartışmalar tabii ki olacak. Çünkü öyle bir film yaptık. Diyalog her şeyi çözer. Oturup adam gibi, art niyetsiz bir şekilde, medeni insanlar gibi ve gönülden geçtiği gibi konuşursak anlaşırız. El ele tutuşur yürürüz. Kavga etmemize gerek yok. Çünkü hepimiz kardeşiz ve bu ülkenin insanıyız. Bir tane dünya var başka gidebileceğimiz yer de yok. Nedir bu kavga, diye düşünüyorum. İnşallah düzeyli ve saygılı bir şekilde oturulup konuşulur, tartışılır.

Serdar Akbıyık

Yorumlar

Bu yazi hakkinda yorum yapmak istiyorum!

Yorum yapabilmek icin uye girisi yapmalisiniz.