Lost - Sezon 1 Bölüm 24 (Exodus Bölüm 2)
9 Nisan 2008 · Yazicidan Cikti Al ·

Kamptakiler, salın ayrılmasından sonra diğer problemleriyle başbaşa kalır. Kara duman ormanın ötesinden yükselmeye devam etmektedir ve kamptakilerin bir an once daha güvenli bir yere gitmesi gerekmektedir. Charlie Claire’e toplanması için yardım eder. Claire “diğerleri”nin bebeğini alamaya gelmesinden korkmaktadır. Charlie Sayid’in yanına giderek Claire ile bebeği koruyabilmek için ondan bir silah ister. Sayid Charlie’nin mantığı yerine duygularıyla hareket edeceğini düşündüğü için onun isteğini reddeder ve Charlie’e Claire’in toplanmasına yardım etmesini ve onları mağaralara götürmesini söyler.
“ Black Rock”a doğru yola çıkan grup ise zorlu bir yolculuğun ardından hedeflerine ulaşırlar. “Black Rock”ın( kara kaya) aslında bir gemi olduğunu öğreniriz. Danielle dinamitlerin geminin içinde olduğunu söyleyerek oradan ayrılır. Jack, Locke ve Kate geminin içine girerken Hurley ve Arzt dışarıda beklemeyi tercih ederler. Geminin içinde madencilikte kullanılan ekipmanlar, zincire bağlanmış haldeki iskeletler ve bolca dinamit olduğunu görürüz.
Hurley ve Arzt sohbet ederken Locke ve Jack dinamitlerin olduğu sandıkla dışarı çıkarlar. Arzt hemen yanlarına gider ve dinamitlerin stabil olmadığını ve dikkatli olmazlarsa patlayabileceğini söyler. Diğerlerini uzak durmaları konusunda uyararak dinamitleri ıslak bir gömlek ile sarmaya başlar. Tam bu sırada bir patlama meydana gelir ve Arzt havaya uçar.
Flashbackle Sun ve Jin’i havaalanında görürüz. Sun Jin’e yemesi için bir şeyler getirmiştir. Yiyecekleri masanın üzerine koyarken sıcak çayı yanlışlıkla Jin’in üstüne döker. Jin üstünü temizlemek için tuvalete gittiğinde orada korece konuşabilen bir turistle karşılaşır. Jin daha sonra bu kişinin Sun’ın babası tarafından gönderilmiş olduğunu anlar. Mr. Paik Jin’in işi bırakarak Sun ile birlikte ABD’de yeni bir hayata başlamayı planladığını öğrenmiştir. Adam Jin’i hayatta kalmak istiyorsa ABD’deki işini bir an once halledip Kore’ye geri dönmesi konusunda uyarır.
Sahilde ise Sun umutsuzca salı görebilmek için okyanusa bakmaktadır. Diğer kazazedeler ise yavaş yavaş toplanmaya ve mağaralara doğru hareket etmeye başlamıştır. Shannon bir taraftan Vincent’I tutmaya çalışırken bir taraftanda ağır bavulunu kumun üstünde hareket ettirmeye çalışmaktadır. Ağzına kadar dolu olan bavul birden açılır ve içindekiler etrafa saçılır. Sayid hemen Shannon’ın yanına gelir ve bavuldaki birçok şeyin Boone’a ait olduğunu görür. Bir taraftan Shannon’ı rahatlatmaya çalışırken bir taraftanda bavulu toplamasına yardımcı olur.
Black Rock’da ise Hurley Arzt’ın ölümünden kendisinin sorumlu olduğunu düşünmektedir. Kate onu bunun bir kaza olduğuna inandırmaya çalışsada Hurley kendisinin kötü şans getirdiğine inanmaya devam eder.
Flashbackte bu sefer Charlie’i görürüz. Charlie darmadağan bir otel odasında uyanır yanında sarışın bir kadın da vardır. Charlie yataktan kalkarak telaşla odada bir şeyler aramaya başlar. Daha sonra aradığının uyuşturucu olduğunu öğreniriz.
Sahile döndüğümüzde Charlie ve Claire mağaralara gitmek üzere hazırlık yapmaktadır. Tam bu sırada Danielle ortaya çıkar ve Sayid’i bulması gerektiğini söyler. Charlie Sayid’i bulmak için yanlarından ayrılır ve Danielle ile Claire’i başbaşa bırakır. Claire Danielle’in kolundaki çizikleri görür ve kaçırıldığında olanları hatırlamaya başlar. Danielle’in kolundaki çizikleri Claire yapmıştır. O gece neler olduğunu sorduğu anda Danielle Claire’in başına vurur ve onu bayıltır. Charlie Sayid’in yanına gittiğinde birinin yardım istediğini duyar. Sesin geldiği yöne koştuklarında ise Sun’ı baygın haldeki Claire’i tutarken görürler. Bebek ise ortalıkta yoktur. Sayid ve Charlie hemen silahları alarak kara dumanın geldiği yöne doğru koşmaya başlar. Sayid, Danielle’in “diğerleri” ile bebeği biri veya birşeyle takas etmek isteyeceğinden şüphelenmektedir.
Flashbackte Michael’ı havaalanından annesine telefon ederken görürüz. O sırada arkasından tekerlekli sandalyesiyle Locke geçer. Michael telefonda annesinin Walt’u almasını istemektedir. Fakat Michael’ın annesi teklifini geri çevirir. Michael arkasını döndüğünde ise Walt’u ona bakarken bulur. Walt babasının telefon konuşmasını duymuştur.
Salda ise Michael ve Jin radarı test ederken Walt’da Sawyer’ın şişedeki mesajları okuduğunu farkeder. Michael Walt’u dümenin yanına çağırır ve ona sala nasıl yön verebileceğini öğretmeye çalışır. Walt dümeni kullanırken birden sal birşeye çarpar ve dümen saldan ayrılarak suyun üstünde yüzmeye başlar. Sawyer gömleğini çıkararak suya atlar ve dümeni yakalamayı başarır. Michael ve Jin’in yardımıyla dümeni tekrar sala çıkarırlar Michael Sawyer’a gömleğini geri verirken gömleğin bir silaha sarılmış olduğunu farkeder ve bu hiç hoşuna gitmez.
Black Rock’daki grup ise kimin dinamitleri taşıyacağı konusunda tartışmaktadır. Bir çekiliş yaparlar ve sonucunda Kate ve Locke dinamitleri taşıyacaktır. Jack Kate’in dinamitleri taşıması fikrinden pek hoşlanmaz. Dinamitleri çantalarına koyduktan sonra grup hatche doğru yola çıkar. Jack ve Hurley yol gösterirken Locke ve Kate dinamitleri taşımaktadır.
Sayid ve Charlie hala kara dumana doğru ilerlemektedir. Charlie’nin yorulduğunu farkeden Sayid ormandaki uçak enkazının yanında bir mola verir. Charlie’nin geçmişinden bihaber olan Sayid ona bu sırada içinde eroin bulunan heykelcikleri gösterir. Sayid tekrar yola koyulduğunda Charlie’i yerdeki heykelciklere bakarken görürüz.
Dinamitleri taşıyan grup yavaş yavaş ve dikkatlice ormanda ilerlemektedir. Bu sırada garip bir hayvan çığlığı duyulur ardındanda yaratık ortaya çıkar. Jack, Kate ve Hurley hemen oradan uzaklaşmaya çalışırken Locke sakindir ve kıpırdamadan bekler. Locke yaratığı daha öncede görmüştür fakat yaratık görürünr görünmez Locke bu kez bişeylerin farklı olduğunu anlar. Yere düşen locke ayağından ormanın derinliklerine doğru çekilmeye başlar. Jack onun yerde sürüklendiğini farkeder ve arkasından koşmaya başlar. Tam Locke bir çukurdan içeri çekilmek üzereyken Jack onu kolundan yakalamayı başarır. Bu sırada Kate de yanlarına gelir. Jack Kate’e çantasından dinamitleri alıp getirmesini söyler. Locke Jack’e onu bırakmasını ve herşeyin yolunda olduğunu söylesede Jack’in Locke’ın deliğe çekilmesine izin vermeye niyeti yoktur. Kate dinamitleri Jack’in çantasından çıkarır ve birini delikten aşağı atar. Bir kaç saniye sonra bir patlama meydana gelir ve Locke kurtulur. Kate ve Jack Locke’I çukurdan çıkarmaya çalışırken yanlarında siyah bir duman belirir ve birden oratadan yok olur.
Güneş yavaş yavaş batmaya başlamıştır. Michael salda Sun’ın hazırladığı sözlüğü bulur ve Jin ile iletişim kurmaya çalışır. Michael Jin’in saatini ona iade eder fakat Jin saati Michael’a geri verir ve böylece aralarındaki sorun geçmişte kalır.
Mağaralarda ise Sun bebeği için endişelenen Claire’i sakinleştirmeye çalışmaktadır. Ona Charlie’nin Aaron’ı geri getireceğini söyler. Bu arada Charlie de bir ağacın altında battaniyeye sarılı bir bebek bulur. Fakat bu oyuncak bir bebektir. Charlie bebeği yerden alır almaz bubi tuzağı harekete geçer ve ağacın üstüne yerleştirilen taşlar Charlie’nin başından yaralanmasına sebep olur. Sayid Charlie’e kanamasının kötü göründüğünü söyler ve geri dönmesini ister. Charlie’nin ise geri dönmeye niyeti yoktur, Sayid’e orduda biri yaralandığında ne yaptıklarını sorar. Sayid kurşundan aldığı barutu Charlie’nin yarasına döker ve bir kibrit çakar.
Yeniden bir flashback izleriz. Bu sefer flashbackte Hurley’i bir otel odasında uyurken görürüz. Hurley uyanır ve saati kontrol ettiğinde havaalanına geç kaldığını farkeder. Hurley aceleyle eşyalarını alarak odadan ayrılır. Birkaç küçük aksiliğin ardından son anda uçağa yetişmeyi başarır. Tam kapıya geldiğinde görevli Hurley’e uçağın kalkmak üzere olduğunu ve uçağa binemeyeceğini söyler. Hurley ısrar edincede görevli uçağı arar ve ardından ona bugün şanslı gününüz diyerek uçağa binmesine izin verir.
Ormanda gece olmuştur. Jack, Locke, Kate ve Hurley hatchin yanına gelmiştir. Hurley içinden sürekli numaraları tekrar etmektedir. Kate 23 sayısını duyunca Hurley’e dönüp bu numaranın onun için bir önemi olup olmadığını sorunca Hurley sadece herhangi bir sayı diye yanıtlar ve Jack ve Locke’ın yanına gider.
Jack ve Locke ise bu sırada tartışmaktadır. Locke Jack’e herbirinin adaya bir nedenden dolayı getirildiğine inandığını ve bütün olanların onları özellikle hatche getirdiğini söyleyince Jack ona kadere inanmadığını söyler.
Michael ve Sawyer da salda radarın kullanımı ile ilgili tartışmaktadır. Sawyer Michael’ın Walt ile ilişkisi ile ilgili sorular sorar bunun ardındanda babasının o henüz 8 yaşındayken intihar ettiğini anlatır. Bunun üzerine Michael Sawyer’a niçin salda onlarla gelmeyi istediğini sorar. Michael’a gore Sawyer ya bir kahraman olmak istiyordur yada kendini öldürmek. Sawyer ise Michael’a ben bir kahraman değilim diyerek cevap verir. Bu sırada radardan yakınlarında birşeyin olduğuna dair bir işaret görürler.
Flashbackte Locke’ı Sidney’deki havaalanında görürüz. Locke uçağa binmek için beklemektedir fakat görevli engelliler için kullandıkları tekerlekli sandalyenin bulunamadığını söyler ve Locke 2 kişi tarafından taşınarak uçağa bindirilir. Uçakta yüzünde çaresiz bir ifade olan Locke’ı sonradan adada kendinden emin bir şekilde dinamitleri kapıya yerleştirirken izleriz.
Bu arada Sayid ve Charlie de dumanın geldiği yeri bulmuştur. Dikkatlice sahilde yanmakta olan ateşe yaklaşırlar fakat etrafta hiç kimseyi bulamazlar etrafta ayak izide yoktur. İkisi neler olduğunu anlamaya çalışırken bir bebek sesi duyarlar ve Danielle’e ortaya çıkması için seslenirler. Danielle yanlarına gelir, onlara ateşin yanına geldiğinde orada kimseyi bulamadığını ve tek istediğinin Claire’in bebeği ile kendi kızı Alex’i takas etmek olduğunu söyler. Charlie bütün bunları Danielle’in hazırladığınıdüşünmektedir. Danielle ise fısıltılar duyduğunu ve “diğerleri”nin oğlan çocuğunu almak için geldiklerinden emin olduğunu söyler.
Hatche döndüğümüzde Locke ve Jack kapıya dinamitleri yerleştirmede son aşamaya gelmiştir. Locke fitili yakmak için hazırlanırken diğerleride saklanacaktır. Jack Hurley’e geri kalan dinamitleri güvenli bir uzaklığa taşımasını söyler. Hurley diğerlerinin yanına dönerken hatchin kenarına el fenerini düşürür. Tam feneri alırken gözüne hatchin kenarındaki sayılar takılır. Bunlar Hurley’nin lotoda oynadığı sayılardır. Hurley Locke’a doğru koşarak durmasını söylesede Locke onu dinlemez ve fitili ateşlerek kapıyı havaya uçurur.
Saldaki radar etraflarındaki nesnenin hala yakınlarda olduğunu işaret etmektedir fakat radarda görünen nesenin okyanusta süreklenen bir enkaz olabileceğinden şüphelenen Michael işaret fişeğini ateşlemekte tereddüt etmektedir. Cisim radarda uzaklaşmaya başlayınca diğerlerinin baskısıyla Michael fişeği ateşler. Bir sure sonra cisim tekrar sala doğru yönelir. Saldakiler nihayet onları kurtaracak birilerini bulduklarını düşünerek sevinirler. Uzaktan bir motor sesi gelir ve bir tekne sala yanaşır. Teknedeki yaşlı adam oraya Walt’u almaya geldiklerini söyler. Michael endişelenir. Sawyer silahını kullanmaya çalışır fakat teknedeki adamlardan biri ondan hızlıdır ve Sawyer’ı vurur. Sawyer’ın suya düştüğünü gören Jin onu kurtarmak için suya atlar. Bu arada teknedeki 2 kişide sala atlayarak Walt’u alır. Walt’u kurtarmaya çalışırken Michael da suya düşer. teknedekiler oradan uzaklaşırken salı da havaya uçururlar. Suyun içindeki Michael oğlunun bağrışları duymaktadır. Michael Walt’a seslenirken tekne karanlık sularda gözden kaybolur.
Mağaralarda ise Claire diğer kazazedelerle birlikte beklemekteyken Sayid ve Charlie bebekle birlikte oraya gelir. Claire rahatlamıştır ve çok sevinçlidir. Herkes Sayid ve Charlie’nin etrafına toplanır. Shannon da Sayid’in sağsalim geri dönmesine sevinmiştir ve ona sarılır. Claire ile oturmakta olan Charlie’nin eroin dolu heykelciklerden birini çantasına koymuş olduğunu görürüz .
Son flashbackte Oceanic 815′in içini görürüz. Uçak kalkmaya hazırlanmaktadır. Claire çantasını uçağa yerleştirmektedir. Ellerindeki kelepçeyi bir ceketle saklamış olan Kate ise Marshal ile birlikte uçağa biner. Avustralya’dan sınrdışı edilen Sawyer’da uçaktadır. Daha sonrada Locke ve uçağa yerleşmekte olan Jack’i izleriz. Charlie ise gitarını yerleştirmeye çalışmaktadır. Sayid de Nadia’nın resmine bakmaktadır. Jin taşıdığı saate bakarken tek istediği şeyin Sun’ın yanında olmak olduğundan emindir. Michael Walt’un kemerini bağlarken henüz hiç tanımadığı oğlunu büyütüp büyütemeyeceğini düşünmektedir. Shannon ise telaşla çantasında birşeyler aramaktadır. Boone ona her zaman almayı unuttuğu astım ilacını uzatır. Hurley de son dakikada uçağa yetişmiştir, uçakta ilerlerken Walt ile göz göze gelirler.
Birkaç saat sonra olacaklardan habersiz olan kazazedelerimizin yolları yavaş yavaş kesişmeye başlamıştır. Henüz hayatta kalmalarını sağlayacak şeyin tanımadıkları bu insanlara güvenmek olduğunundan haberleri yoktur.
Patlamanın ardından Locke, Jack, Kate ve Hurley kapının yanına gelerek sonuca bakarlar. Jack ve Locke açılan kapıyı kenara iter. Fenerleri açıklıktan içeri tutarak içeri bakarlar. Şimdilik gördükleri şey oldukça derinlere doğru giden bir deliktir. Daha sonrası ise hayal bile edemeyecekleri bir şey olacaktır.





Yorumlar
Bu yazi hakkinda yorum yapmak istiyorum!
Yorum yapabilmek icin uye girisi yapmalisiniz.