sinemam.net



Kıskanmak (Sabahat Emir)

22 Kasım 2009 Yazan Sabahat Emir  
Kategori Yazarlar

01 Kıskanmak (Sabahat Emir)

sabahat emir 04 Kıskanmak (Sabahat Emir)

Sabahat Emir

Çeşitli TV kanallarında Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü gibi Türk Edebiyatı’nda önemli yeri olan dönem romanlarının, sınırsız sorumsuz bir anlayışla günümüze uygulanarak Dallas dizilerine döndürüldüğü bir devirde, yönetmen Zeki Demirkubuz’un yine Nahit Sırrı Örik’e ait bir dönem romanından, beyaz perdeye uyarladığı Kıskanmak filmi, öncelikle döneme, yazarına, kullanılan dile ve emeğe saygı açısından takdire değer düzgün bir film. Olay örgüsü ve işlenişi yönüyle yerli filmler açısından sezonun başarı grafiği yüksek filmlerinden biri diyebileceğim Kıskanmak’ın konusu şöyle:

1930 yılında Zonguldak’a birkaç ay önce gelen maden mühendisi Halit, güzel karısı Seniha ve içe dönük, sindirilmiş bir tip olan çirkin kızkardeşi Mükerrem ile mazbut bir hayat sürdürmektedir. Halit, karısına karşı kayıtsız davrandığı gibi kızkardeşine de soğuk ve itici davranmaktadır. 29 Ekim gecesi halkevinde düzenlenen bir baloya katılırlar. Kentin zenginlerinden birinin çapkınlığı ile ün salmış oğlu Nüzhet, Seniha’yı görür görmez göz koyar, onu dansa kaldırır. Halit bir başka köşede arkadaşlarıyla sohbet ederken masada tek başına kalan Mükerrem, kuşkulu bakışlarla tutkulu bir tavırla dans eden Nüzhet ile Seniha’yı seyretmektedir. Daha sonraki günlerde Nüzhet ile Seniha arasında bir ilişki başlar. Mükerrem aynı kuşkulu ve ketum tavrını sürdürür.

08 Kıskanmak (Sabahat Emir)Çirkinliğin, özgüvensizliğin, sevgi ve şefkatten yoksulluğun ortamında içten içe hased ve kıskançlık ateşinde kavrulan Mükerrem, kendisini horlayan ağabeysinden intikam alırcasına, geçmişte yaşadığı gönül kırıklığının da etkisiyle Seniha’nın gittikçe tutku kapanına düşmesini pasif bir şekilde destekler gibidir. Mükerrem rolünü oynayan Nergis Öztürk, oynamadan oynadığı son derece başarılı rolüyle Antalya Film Festivalinde en iyi kadın oyuncu ödülünü bileğinin hakkıyla kazanmıştır.

Bazıları Cumhuriyetin kuruluşuyla küçük çapta ilk sanayi hamlesinin başlatıldığı yer olan Zonguldak’taki 1930’lu yıllardaki sosyal çevrenin filmde ihmal edilmiş olmasından söz ediyorlar. Yasak bir ilişki kapalı devrede verilirken sosyal çevreyi gerek cumhuriyet balosundaki umumi tablodan, batılı bir görünüm içindeki kadınların konuşmalarından, gerek ev içi karakterlerden algılamak mümkün. Neticede sosyal bir yarayı çok çarpıcı bir biçimde veren, hastalıklı bir ruhun iç ve dış yıkımlarını yansıtan film, belgesel değil, sadece bir dramadır. Ve başarılıdır. Demirkubuz’a teşekkür borçluyuz.

Sabahat Emir

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay

Yorumlar



Yorumlarınızda resminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!