En büyük okul hayatın kendisi…

30 Eylül 2006 · Yazicidan Cikti Al ·

Photobucket - Video and Image HostingGeçen hafta sona eren 43. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Sibel Kekilli, Almanya’da çektiği sıkıntıları anlattı… Photobucket - Video and Image Hosting gazetesinden Serdar Akbıyık, Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Sibel Kekilli ile, başarısı, oyunculuğu ve Almanya’daki yaşamı üzerine konuştu…

Photobucket - Video and Image Hosting

Almanya’daki Türklerin sinema anlamında büyük başarısı var. Birol Güven, Neco Çelik, siz… Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Galiba Duvara Karşı’dan sonra oldu. Ondan önce de filmler vardı ama çok azdı. ‘Duvara Karşı’ Altın Ayı ödülünü kazandıktan sonra oldu patlama. Belki bu ödülü Altın Ayı’yı kazanınca dünyaya açıldı. Hem Türkiye’de hem Almanya’da büyük yankı uyandırdı. Bence Türk olmamızda burada etkili oldu. Çünkü bu filmde Türk hikayesi vardı ve bu çok önemli bir şey. Almanlar hala şöyle düşünüyor; ‘Bak Türk, tamam buna ezilmiş kadın rolünü verelim, buna Türk maço rolünü verelim.’ Fatih zaten o yüzden yönetmen olmuş. Ona hep böyle roller verildiği için. Çok saçma bir şey bu. Bana da herhalde gurbetçi rolü verirler burada.

Sizin bence en dikkat çekici yönünüz proje seçiminiz. Proje seçiminde neye dikkat ediyorsunuz?

Filmin bana ve insanlara mesaj vermesine dikkat ediyorum. Duvar’a Karşı’da şöyle bir şey oldu. Benim, Birol’un oyunculuğunu, Fatih’i beğenmeyenler oldu. Bu her filmde olur. Çünkü insanların düşünceleri bambaşka. Biri beğenir, biri beğenmez. Benim için önemli şey bütün filmlerde değişik roller almak. Mesela Kış Yolculuğunda çok sessiz ve sakin bir kızı canlandırdım. Bu rolün Duvara Karşı’yla hiçbir ilgisi yok. Oyunculuk sadece bağırmak değil. Heryerde başka bir şey göstermek. Hep aynı rolü oynarsanız o zaman size hep aynı şey gelir. Kebab Connection’da konuk oyuncuydum ama olsun dedim yine de oynadım. İtalyanca konuştum o yeter bana. Bir de rolün insanlara mesaj vermesi gerek. Dediğim gibi anlayan anlar, anlamayana da ne yapayım?

Siz oyunlukla ilgili bir eğitim almadınız ama çok başarılısınız. Bunu nasıl becerdiniz?

Oyuncu koçlarım var benim. Mesela bir sahne var, aşk sahnesi. Bana ‘Sibel şöyle yapma böyle yap’ diyebilir. Bu benim için büyük bir yardım. Zaten hayata baktığın zaman o kadar çok olay görüyorsun ki bence en büyük okul ve tecrübe hayat zaten.

Fatih Akın tişört olayından dolayı Almanya’da çok sıkılmış. Bu noktada Almanya’da böyle sıkıntılar mı yaşanıyor? Alman sinemasının size bir tepkisi var mı?

Bir destekleme yok buradaki gibi. Türkiye’de ilk adımlar atılırken desteklemiyorlar. Ama bir yerlere geldiğin zaman destek oluyorlar. Bu da önemli. Ama genç oyunculara, yeni başlayan insanlara daha büyük destek lazım. Almanya’da da öyle. Ben de gittikçe soğuyorum. Birol da , Fatih de öyle. Bazıları yurt dışında başarılı olamayınca burada daha çok para kazanırım diye düşünüp geliyorlar. Bence bu da yanlış.



Bir hareketin, bir tarzın oluşması için insanların gerek özel hayatları gerek fikir ve kültür anlamında birlikte hareket etmesi gerekiyor. Almanya’da sizin aranızda sanki böyle bir paylaşım var.

Tabii, orada küçük bir grup olduğumuz için böyle bir durum söz konusu. Mesela Almanlar bize kızıyor, hiç açılmıyoruz diye. Ama Amerika’da da küçük küçük Alman yerleri var. Almanlar da böyle. Küçük bir grup olduğumuzdan, ötekilere karşı durduğumuz için, hep savaşmak durumunda kaldığımız için tabi ki daha da bir bağlılık var. Fatih tabi ki Türk oyuncularla çalışmak ister.

Eve Dönüş filminde işkence sahnelerini gördünüz ve bundan çok etkilendiniz. Bu film ile ilgili size 12 Eylül sonrasını anlatmışlar. Peki 12 Eylül öncesini ya da 12 Eylül’e neden olan olaylarla ilgili bir bilginiz var mı?

Öncesinde zaten birkaç darbe olmuş.

Benim asıl sormak istediğim şu. 80 darbesini hazırlayan olaylarla ilgili bir araştırmanız oldu mu?

Belgesel izledim. Kötü Türkçe’mle bunu şöyle anlatmak istiyorum. Siyasetle ilgili olduğu için anlatırken politik cümleler de kurmak lazım. Ben de onları bilmiyorum. Şöyle bir şey var; o zamanlar sağ ve sol diye bölünme vardı. Almanya’da bir söz var; Ateşe benzin dökmek diye. Sağ taraftan biri öldürülmüş, demişler ki solcular yaptı. Ama aslında öyle bir şey yok. Her suçu solculara atmışlar. Daha sonra bu olay karşılıklı devam etmiş. Hep solcular suçlanmış. Eğer doğru anladıysam bu böyle olmuş.

Bir Türk oyuncusundan çok uluslararası bir oyuncusunuz. Bu anlamda Türk sinema sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben şuna çok şaşırıyorum. Fransa’dan o kadar iyi oyuncu çıkıyor ki ortaya. Mesela Almanya’da da birkaç iyi oyuncu var. Türkiye’de iyi oyuncuların şansı fazla yok. Ya da ben göremiyorum. Tabii iyi oyuncular da var. Bu festivaldeki filmlerde birkaç oyuncu gördüm. Ama bunların ismini söylemek istemiyorum. Bana göre bazı oyuncular kamera karşısında gereğinden fazla abartı oynuyor, tiyatro oynuyor gibi. Ve ben bunları anlamıyorum. Türkiye’de iyi insanlarını sevmiyorlar. Yazar olsun, oyuncu olsun, yönetmen olsun, öldükten sonra Türk diye gururlanıyorlar. Bir de film daha yapılmadan bunun reklamını yapma garipliği var Türkiye’de. Mesela Gılgamış ilk bana teklif edildi. Ben senaryoyu okudum ve beğenmedim. Teklifi geri çevirdim. Hatta Amerika’dan bile bana telefon geldi. Gazeteler, ‘Sibel Kekilli sevişme sahnesi olduğu için filmi kabul etmedi dedi. Ne ilgisi var, zaten sonunda haklı çıktım. Sonunda rezil oldu insanlar. Bu filmin reklamı yapılmasaydı kimse rezil olmayacaktı. Ve bu sorun Türkiye’de var. Film yapılmadan reklamı yapılıyor.

Mutlu olmaktan korkuyorum demiştiniz, yani mutsuz olmaya mahkum musunuz?

Oyunculuk o kadar paranoyak, o kadar şizofren bir şey ki. Çoğu insanda bu dengesizlik var. Ama yolunu bulmuş ve bilmiş insanlarda bu artık yok. Ve hala iyi oyuncular. Dediğim gibi bazı insanlar oyunculukta, meslekte şizofren, paranoyak. Onun için galiba böyle şeyler var. Ama asla ben diyemem ki mutlu bir oyuncu kötü bir oyuncudur. Çünkü dengesini bulan insanlar ruh dengesini koruyabiliyor.

Serdar Akbıyık

Yorumlar

Bu yazi hakkinda yorum yapmak istiyorum!

Yorum yapabilmek icin uye girisi yapmalisiniz.