Cennetimden Bakarken – SineKritik
04 Şubat 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Manşet, Yazarlar


Sabahat Emir
Yönetmenliğini Peter Jackson’ın yaptığı Cennetimden Bakarken isimli film, bence sezonun en ilgi çekici filmlerinden biri. 14 yaşındayken bir psikopat tarafından öldürülen Susie’nin, (dünyevi bedeninden sıyrılmış olarak) sanki bir rüya halindeymiş gibi kendi ağzından anlattığı hikaye çerçevesinde dünya ile öte-alem arasındaki gizemli bağı; daha doğrusu şöyle diyelim; iç içe geçmişliği (seyircinin anlayış kapasitesini ve muhayyelesini zorlayarak) olağanüstü görsel efektlerle gözler önüne serdiği film gerçekten çok çarpıcı.
Cennetimden Bakarken’i çok beğenenler olduğu gibi beğenmeyenler de çıkabilir. Bendeniz çok beğenenler safındayım. Öyle ki filmin uyarlandığı, Alice Sebold’ın yazdığı The Lovely Bones romanını okumak için sabırsızlanıyorum. 2002 yılında Amerika’da yayınlanan roman New York Times’ın çok satanlar listesine girmiş; gerek eleştirmenler gerek okuyanlar tarafından çok beğenilmiş.
Ancak romanı okuyanlar, Peter Jackson’ın uyarlamasından hayal kırıklığına uğramışlar, yönetmenin romanda anlatılanları tam olarak yansıtmadığını ileri sürmüşler. Edebiyatla sinemanın ezeli çekişmesi beni hiç şaşırtmadı. Çünkü hiçbir edebi eser sinemaya veya tiyatroya yazarını ve okuyanını memnun ve tatmin edecek şekilde sinemaya uyarlanamıyor. Kelimelerle düşünmek başka, görsel düşünmek başka. Bu konuda kendisiyle yapılan bir mülakatta Jackson’ın verdiği cevap çok ilgi çekici ve büyük ölçüde gerçekci.
Şöyle diyor Peter Jackson:
“Herhangi bir romanın sinema uyarlanması sadece o romanla ilgili bir hatıradır. Kitabın çeşitli yönlerinin bir izlenimidir. Bana göre bir roman uyarlaması kitabın karbon kopyasını ortaya koyma çabası anlamına gelmez. Biz kitabı okuduk ve onun çeşitli yönlerini ele aldık. Özellikle duygusal temaları ve ferah yönlerini seçtik; hemen herkes için kişisel bir anlamı olan ölüm sonrasını ön plana çıkardık. Uyarlamamız, kitabın çeşitli unsurlarının bizim içgüdümüz, üslubumuz ve beğenimizle yeniden yapılanması olarak ortaya çıktı. İşte bu yüzden hiçbir uyarlama mükemmel olamaz. Kitabın hayranları için film yapılmaz.”
Dünyevi meşgaleler ve hazlar arasında ölüm’den, ölüm düşüncesinden kaçanlar için Cennetimden Bakarken, konusu itibarıyle belki itici gelebilir. Ateist bir seyirci için de ilgi çekici olmayabilir. Her şeye rağmen peşin hüküm barikatlarını aşarak filmi görmenizi tavsiye ederim. Bir kere sert ve şiddet dolu havası yok. Cinayet gözler önünde işlenmiyor. Hayatın tek gerçeğinin ölüm olduğunu hatırdan çıkarmamak gerek. Ölümden korkanlar ve ölüm üzerinde düşünmekten kaçınanlar bu filmle ölüm diye bir şeyin olmadığını anlayacaklar; üstelik öte alemin ne kadar güzelliklerle dolu olabileceğini duyumsayacaklar.






Yorumlar
Yorumlarınızda resminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!