Beyaz Bant (Sine Kritik)
15 Mayıs 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Yazarlar

Sabahat Emir – Bir olayı anlamak, o olayı yaratan, temel oluşturan sebeplere, yani köklere inmekle mümkündür. Yalnız toplum hayatında değil (burada filmle bağlantılı olarak Nazi Almanyasının faşizmini hatırlayalım), birey hayatında zulüm ve şiddet fırtınaları estiren faşizm, eğitim bazında nasıl oluşuyor sorusunun cevabını irdeliyor Michael Haneke’ın, uluslar arası bol ödüllü “Beyaz Bant” filmi.
Haneke, 1.Dünya Savaşı öncesi dışa kapalı bir Alman köyünü ve insanlarını ele alıyor. Bu köyde faili meçhul çocuk kaçırmalar, işkenceler, tuzak kurmalar, beklenmedik ölümler gibiolaylar cereyan ediyor. Suç işleyenler bulunup cezaya uğramazken, filmde ağırlıklı olan köy kilisesinin katı disiplinli , günah-ceza ekseninde verdiği cezalarla kendi çocuklarına çok acımasızca davranmaktadır. Köyün toplumsal yapısında hoşgörüsüz, sürekli cezalandırıcı bir tanrı adına malum bir tahakküm ve erkil bir iktidar zinciri işlemektedir. Dini, baskıya dönüştüren rahip, köy halkını tebası gören baron, sevgilisini sürekli aşağılayan bir erkek doktor… Devamını oku
Aşkın Son Mevsimi – Sine Kritik
13 Mayıs 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Manşet, Yazarlar

Sabahat Emir – Biyografik eserlerde söz konusu olan insan’ı tam olarak tanımak mümkün müdür? Bendeniz buna hayır diyorum. Ancak, söz konusu olan kişinin sadece portresi çizilebilir diye düşünüyorum. Kaldı ki Aşkın Son Mevsimi biyografik bir film değildir. Tolstoy’u tanımak açısından önemli ipuçları verebilir. Biyografik bir film yapmanın sıkıcı olduğunu, olay örgüsünden gerçek bir hikaye çıkarılamayacağını söyleyen yönetmen Michael Hoffman’ı bir bakıma haklı görüyorum ama nice hikayeler barındıran, gerçek ve hayal arasında sürekli gelgitler yaşayan bilinci yüksek, idraki geniş, iç dünyası özgürlükler alemi olan bir dahi sanatkarı biyografik bir çerçeve içinde anlatabilmek herhalde kimseye sıkıcı gelmezdi. Devamını oku
Bu kadınların yanında demir bile bükülür…
08 Mayıs 2010 Yazan Süleyman Şatır
Kategori Yazarlar

Iron Man 2 vizyona girdi. Filmin başrolünde oynayan Robert Downey Jr. iki güzel kadının arasında kalıyor bu macerada. Scarlett Johansson ve Gwyneth Paltrow Iron Man’i terleten güzeller…
Serdar Akbıyık (Star Gazete sakbiyik@stargazete.com) – Iron Man 2008 yılında vizyona girdiğinde hiç kimse bu kadar büyük bir başarı kazanacağını tahmin etmiyordu. Çizgi romanlardan beyaz perdeye uyarlanan süper kahramanların filmleri biraz alışkanlık biraz da umutsuzluk vermeye başladı izleyicilere. Mesela Fantastic Four ve devam filmi olan Fantastik Dörtlü: Gümüş Sörfçünün Yükselişi, 2003 ve 2008’de çekilen Hulk serisi bu tür yapımlara şüpheyle yaklaşmamıza sebep oldu. Bu duygularla seyrettiğimiz 2008’deki ilk Iron Man oyunculukları ve senaryosu ile bütün diğer örneklerden daha farklı bir yapım olduğunu gösterdi. Sonunda da dünya çapında 600 milyon dolara yakın hasılatı ile başarısını kanıtladı. Eh yapımcılar da böyle büyük hasılat yapmış bir filmin fazla bekletmeden ikincisini çektiler. Devamını oku
Siyah Beyaz (Sine Kritik)
03 Mayıs 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Yazarlar

Sabahat Emir – Ankara’daki Siyah Beyaz Sanat Galerisi ve Barı’nda geçen film, bana yetmişli yıllarda sol eğilimli entelektüellerin buluşma yeri olan İstanbul barlarını hatırlattı. Bu mekanlarda her şeyin Aristo mantığıyla ya ak ya kara, ya iyi ya kötü olarak ele alındığı, arada gri tonların hesaba katılmadığı sert siyasi ve kültürel tartışmalar yapılırdı. Devamını oku
Bal (Sine Kritik)
27 Nisan 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Manşet, Yazarlar

Sabahat Emir – Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan Bal, yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun Yusuf üçlemesinin son filmi. Bu filmde Yusuf’un çocukluğu anlatılıyor. Filmi layıkıyla anlayabilmek için üçlemenin diğer filmlerini; Yumurta’yı ve Süt’ü seyretmek gerekiyor. Ama anlamak da sıradan bir seyirci için kolay değil.Bazılarının yaptığı gibi olaylar örgüsünü sembollere dayandırmak yöntemiyle çözmeye çalışmak “anlamak” adına çıkmaz bir yol oluyor. Kanaatimce “anlamak”, uyanışla, farkındalık düzeyini yakalamakla; üç boyutun dışına çıkmak; beş duyuyu aşmakla mümkün. Devamını oku
Kosmos (SineKritik)
10 Nisan 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Manşet, Türk SİnemasI, Yazarlar

Sabahat Emir – Yönetmenliğini ve senaristliğini Reha Erdem’in yaptığı Kosmos, Antalya Film Festivalinde en iyi film , en iyi görüntü, en iyi ses ve ışık tasarımı ödüllerini alan, yurt içinde ve dışında dikkatleri üzerine çeken ve tartışılan bir film. Devamını oku
Başka Dilde Aşk (Sine Kritik)
27 Mart 2010 Yazan Ahmet TÜRKYILMAZ
Kategori Yazarlar

Ahmet Türkyılmaz – Ailenin çocuklar üzerindeki etkisini anlatıyor film bir bakıma… Bazı kişileri yalnızlığa iten, ama aynı zamanda ayakları üzerinde durmayı öğreti haline getiren hayat, zaman zaman filmde anlatılan gerçek aşkı yaşamamıza da olanak sağlıyor. Başka Dilde Aşk’ta sağır bir erkekle, sağlıklı ama yalnız bir kızın aşkı anlatılıyor. Anlatma dili dikkat çekici. Etrafında olan biteni duyamayan biriyle birlikte olmanın zorluklarını aşıp, sevgisini yüreğiyle paylaşmanın dili bu. Yetilerini göstermekten korkan sağır bir delikanlının benliğini bulmasına yardımın anlatımı. Aile baskısının neleri tetiklediğinin göstergesi. Başka dilde serüvenin ta kendisi… Toplumun iteklediği sağırların iletişimi. Hayatla konuşabilmenin yanısıra, zaman zaman susmanın da, susabilmenin de gerekli olduğunun ispatı. Gerçekten güzel bir senaryo !.. İşaret diliyle aşkın anlatıldığı etkileyici bir film!..
İyi seyirler…
Eyyvah Eyvah – Sine Kritik
08 Mart 2010 Yazan Süleyman Şatır
Kategori Yazarlar

Sabahat Emir – Üstün oyun yeteneğiyle dünya çapında bir sanatçı olarak gördüğüm Demet Akbağ’ın hangi filmi olursa tereddütsüz giderim. Buna bir de ustalıklı mimik kullanışları, doğal oyunculuk vasfıyla Ata Demirer ve uyumlu bir oyuncu kadrosu, bir de Fahir Atakol ve Serkan Çağlar müziği eklenince ne olur? Harika bir film ortaya çıkar. İşte böyle belden aşağı küfürlere rağbet etmeyen bir komedi Eyyvah Eyvah… Devamını oku
Eşrefpaşalılar (Sine Kritik)
08 Mart 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Yazarlar

Sabahat Emir – Geçmiş yıllarda TRT 1 kanalında yayınlanan, beğeniyle seyrettiğimiz “Küçük Ev” dizisindeki rahip modeli, köy halkının sorunlarını çözmede, birlik ve ahengi sağlamada önemli bir rol oynuyordu. İşlerin çığırından çıktığı bozuk bir düzende nasıl bir din adamına ihtiyacımız var sorusunun cevabını aramanın, senaryo yazımında temel kaygı ve amaç olduğu kanaatine vardığım Eşrefpaşalılar’ı seyrederken o rahibi hatırladım. Devamını oku
İfakat: Uçuruma Yürüyen Kadınlar
14 Şubat 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Manşet, Yazarlar

Sabahat Emir – Şu anda ismini hatırlayamadığım bir gezgin yazar; “20 yüzyılda Anadolu kadının işlerini yapabilecek bir makine icat edilmemiştir” diyordu. Bu sözün Anadolu kadınının gücünü, çalışkanlık ve feragatini ne kadar iyi anlattığını bilirdim. Ama yönetmenliğini Orhan Tekelioğlu’nun Karadeniz kadınlarının zorlu yaşamını gözler önüne serdiği İfakat Belgeselini seyrettikten sonra daha iyi anladım. İnsan, Karadeniz’in muhteşem ama bir o kadar hırçın ve zorlu doğasında yalnız kadınların yaşam mücadelesini görünce kendi yaşamının şikayetlerinden vazgeçiyor. Hatta lüks buluyor. Devamını oku
Yahşi Batı’nın ardından…
09 Şubat 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Yazarlar


Sabahat Emir
Bir konuşmasından anladığım kadarıyla Cem Yılmaz, film eleştirilerinde “içimizden biri”, “bizi anlatıyor, “sıcak, samimi” türü ifadeler kullanılmasından hoşlanmıyor. Tabii ki Yahşi Batı için bu ifadeleri kullanmayacağım. Ancak, Yılmaz’ın en başarılı filmi diyebileceğim, benim de bu tür ifadeleri rahatlıkla kullandığım “Her Şey Güzel Olacak”filmidir. O zamanki gazete yazımda filmi bu ifadelerle övdüğümü hatırlıyorum. Devamını oku
Cennetimden Bakarken – SineKritik
04 Şubat 2010 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Manşet, Yazarlar


Sabahat Emir
Yönetmenliğini Peter Jackson’ın yaptığı Cennetimden Bakarken isimli film, bence sezonun en ilgi çekici filmlerinden biri. 14 yaşındayken bir psikopat tarafından öldürülen Susie’nin, (dünyevi bedeninden sıyrılmış olarak) sanki bir rüya halindeymiş gibi kendi ağzından anlattığı hikaye çerçevesinde dünya ile öte-alem arasındaki gizemli bağı; daha doğrusu şöyle diyelim; iç içe geçmişliği (seyircinin anlayış kapasitesini ve muhayyelesini zorlayarak) olağanüstü görsel efektlerle gözler önüne serdiği film gerçekten çok çarpıcı. Devamını oku
Armored – Av
04 Şubat 2010 Yazan Ahmet TÜRKYILMAZ
Kategori Haber, Manşet, Yazarlar

Bir arkadaşımın ağzından sohbet esnasında çıkıvermişti laf; “bugünlerde kardan bile adam oluyor”… demişti. Etrafına örnek olabilecek davranışlar sergileyebilmek, doğru – dürüst yoldan ilerleyebilmek, yalana, dolandırıcılığa kaçmadan alnının akıyla para kazanıp, kazandığın kadar harcayabilmek, arkadaş – toplum baskısına dayanabilmek, iyiyi – doğruyu seçmek asıl olan değil mi hayatta ?.. Bu filmde işte bu saydığım özellikleri bünyesinde barındıran bir karakteri “adam gibi adamı” izleyeceksiniz… Fimdeki bu kişi: Ty… Devamını oku
Kasabanın Yenisi – (Ahmet Türkyılmaz)
01 Şubat 2010 Yazan Ahmet TÜRKYILMAZ
Kategori Yazarlar

Eğer küçük bir kasabada yaşıyorsanız ve artık bir birey olup kendinizi geçindirmek istiyorsanız; ayaklarınızın üzerinde durmaya çalışmalısınız. Ama fakat söz konusu gelir elde edip, geçiminizi sağlamak olunca; yaşadığınız kasabadaki mevcut şartlardan yararlanmanız gerekir. Örneğin istihdam kısıtlı olabilir; mesela yaşadığınız kasabada üretim yapan sadece bir fabrika vardır… Ve siz para kazanmak için o fabrikanın bir çalışanı olmanız gerekir ki bahsi geçen o ayakların üzerinde durabilesiniz… Devamını oku
Beyond A Reasonable Doubt – Bütün şüphelerin ötesinde…
19 Ocak 2010 Yazan Ahmet TÜRKYILMAZ
Kategori Haber, YakInda, Yazarlar

Politikaya atılıp, valiliğe adaylığını koymayı düşünen, ünlü, başarılı, hırslı ve gereğinden fazla mükemmel bir bölge savcısı ve onun davalarını ve geçmişini araştıran çaylak bir gazeteci ve bunların arasında kalan genç, güzel savcı asistanı… İlk davasına girmeye hazırlanan avukat ve kendini kanıtlamaya çalışan bir haberci birlikteliği.. Hırslı savcı rolünde: Michael Douglas.. Genç gazeteci rolünde: Desperate Housewives dizisinden tanıdığımız, Jesse Metcalfe.. Genç ve güzel asistanımız ise: The Russell Girl (2008) televizyon filmiyle adını duyurmayı başaran, Amber Tamblyn… Devamını oku
Adalet Peşinde – Law Abiding Citizen (Ahmet Türkyılmaz)
07 Ocak 2010 Yazan Ahmet TÜRKYILMAZ
Kategori Haber, Yazarlar

Filmi izlemeden kendinize şu soruları sormanızı istiyorum;
- Biraz adalet hiç olmamasından iyi midir?
- Hukuki sonuç, ya evet ya da hayır mı olmalıdır?
- Yargının adalet dağıtması gerekmez mi?
- Adil olmayan yargı insani katil eder mi?
- Mahkeme salonunu daha önce hiç görmeyen birisi, yargı erkini yola getirmek için avukat ve savcılarla ne kadar mücadele edebilir ki? Devamını oku
Turnuva (Ahmet Türkyılmaz)
03 Ocak 2010 Yazan Ahmet TÜRKYILMAZ
Kategori Haber, Yazarlar

Senaryoya göre; yedi yılda bir, dünyanın herhangi bir yerinde, belirli sayıdaki suikastçiler arasında turnuva düzenlenir. Filmdeki turnuvanın gerçekleştiği ülke İngiltere… Middlesbrough sokaklarındaki kameralar sayesinde tüm şehir gözleniyor. Gözlemin yapıldığı yerde toplanan ve kazanacak kişiye bahis yatıran oyuncular, kameralar sayesinde turnuvada kapışan suikasçileri 24 saat boyunca bir film izler gibi gözetliyorlar. Devamını oku
Avatar – Sabahat Emir
22 Aralık 2009 Yazan Sabahat Emir
Kategori Haber, Yazarlar
![]()

Sabahat Emir
Çağımız, uzay çağı. Üzerinde yaşadığımız mavi gezegeni bitip tükenmek bilmeyen hırslarımızla, sorumsuzluklarımızla batırdık. Şimdi, bütün dikkatimizi, umutlarımızı uzaya çevirmiş durumdayız. Uzayda yaşanılacak gezgen varmış, yokmuş, ne gam! Olmasa bile hayalimizde yaratıyoruz. Bunu beyazperdede gerçekleştirmek de her babayiğitin harcı değil. Devamını oku
Başka Dilde Aşk (Sabahat Emir)
20 Aralık 2009 Yazan Süleyman Şatır
Kategori Haber, Yazarlar


Sabahat Emir
Film önce ismiyle dikkat çekiyor. Jenerikte bir Amerikan havası hissediyorsunuz. Hızlı tempo. İstanbul’da ailelerinden ayrı yaşayan, akşamları barlara, partilere takılan, birayı şişelerde içen, gözüne kestirdiğini evine götürüp de kapı kapanır kapamaz ihtirasla kucaklaşıp öpüşen, karmaşık aşk ilişkileri yaşayan gır gır, şamata havası içinde bir gençlik… Peşin hükümle tamam diyorsunuz, içimizdeki Amerika’yı seyredeceğiz, yine kendimizin dışına çıkacağız… Bilinçaltında da bir soru aşkta başka bir dil nasıl bir şey? Devamını oku
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi (Sabahat Emir)
14 Aralık 2009 Yazan Sabahat Emir
Kategori Manşet, Yazarlar


Sabahat Emir
Michael Moore, şüphesiz dünyanın en ünlü belgesel yönetmenlerinden biri. Bir Oscar töreninde, milyarlarca TV seyircisinin gözleri önünde ABD’nin Irak’ı gayri meşru işgalini protesto için “Utanmalısın Bush” diye haykırışını duyduğumdan beri o, benim için bir cesur yürek. Dünyaya hükmetmeye çalışan içten çürümüş bir devin ipliğini pazara çıkarmak her babayiğitin harcı değil. Devamını oku





