Çağan Irmak’ın son meleği: Melis Birkan

14 Kasım 2008 · Yazicidan Cikti Al ·

melis_birkan05 Çağan Irmakın son meleği: Melis Birkan

Röportaj: Serdar Akbıyık - Türk Sineması hem üretim olarak, hem de yepyeni isimlerle kendini aşıyor. Filmlerin sayısındaki artış, içeriğinde ne yazık ki o kadar da kendini belli etmiyor. Oyunculuklarda ise kalitenin arttığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Özellikle kadın sanatçılara her filmde yeni isimler katılıyor, üstelik oyunculuk kabiliyetleri de ümit verici.

Vizyona giren Çağan Irmak’ın son filmi Issız Adam’da oynayan Melis Birkan son dönem üretimleriyle mercek altına alınması gereken isimlerden. İlk filmi “Amerikalılar Karadeniz’de 2″ ile gündemimize oturan Birkan, daha sonra Serdar Akar’ın tartışmalı filmi “Barda”da tecavüze uğrayan bir kızı canlandırdı. Burada Nejat İşler ile karşılıklı oynayan güzel yıldız üçüncü filminde ise sinemamızın ayrıcalıklı yönetmenlerinden Çağan Irmak’ın yine bol tartışma çıkaran filmi “Ulak”ta karşımıza çıktı.

Irmak’ın son filmi Issız Adam’da belki de ilk gerçek başrolünü oynuyor Birkan. Üstelik film tamamıyla oyuncuların performansı üstüne kurulmuş. Çağan Irmak gibi bir yönetmenin filmini omuzlarında taşımak herhangi bir oyuncu için büyük baskı. Kafamızdaki bu sorularla röportaj yapmak için gittiğimiz Birkan kontrollü ama dürüst cevaplarıyla kendi gerçeklerini anlattı.

melis_birkan05b Çağan Irmakın son meleği: Melis Birkan

Issız Adam projesine nasıl dahil oldunuz?

Çağan Irmak beni aradı ve projesinden bahsetti. Daha sonra senaryoyu okudum ve çok beğendim. Benim için özellikle aşk filmi olması çok önemliydi. Tam da “Neden tam anlamıyla bir aşk filmi çekilmiyor?” diye düşünürken Çağan’ın telefonunu aldım.

Çağan Irmak’ın duyarlılığıyla aşk temalı bir film oldukça ilginç. Çünkü en duyarlı yönetmenlerden biri. Bu noktada ne hissettiniz?

Aslında ilginç değil bence, çünkü filmografisine baktığınız zaman hiçbir filminin birbirine benzer yanı yok. Kendisinin de söylediği gibi o kendini tekrarlamayan bir yönetmen. Benim tek düşündüğüm “Acaba bu sefer hikayesi ne?” oldu. Hiçbir zaman diğerlerine benzeyeceğini düşünmedim çünkü o gerçekten farklı.

Çağan Irmak beğendiğiniz yönetmenler arasında. Yollarınız nasıl kesişti?

İlk röportajımda, en çok beğendiğim yönetmenin olduğunu söylemiştim. Kendisi de o röportajı okumuş. Ulak’ı çekmeden önce beni aradı. “Benimle çalışmak istiyormuşsun” dedi. “Evet, çok istiyorum” dedim. O da, “Ben de istiyorum” dedi. Yani çok güzel bir tesadüf oldu.

melis_birkan05a Çağan Irmakın son meleği: Melis Birkan

Filmdeki rolünüzle ilgili kısa bir bilgi verebilir misiniz?

Karakterimin ismi Ada. Günümüzde kentte yaşayan bayanların problemlerini yaşayan ve bunlarla beraber kendine bir hayat kurmuş, sıradan hayatta her zaman karşılaşabileceğimiz bir genç kız. Onun da aşkla ilgili konularda olurları, olmazları var. Ne kadar kontrollü yaşasak da gerçek hayat sürprizlerle doludur. Ve aşk birden karşınıza çıkabilir. Bir anda bütün dünyanız değişir. Biraz sürprizleri olan bir hikaye bu anlamda.

Aşkta sınır tanımayanlardan mısınız?

Hangimiz aşkı tanıyoruz? Ya da hangimiz, “Aşk şurada” deyip gidebiliyoruz yanına? Eğer aşk sizi buluyorsa, zaten sınır tanımadan, gözü kara gidiyorsunuzdur. Aşkın tanımı da budur. Ama, “Benim aşkım şöyle olmalı” falan gibi sınırlarım da yok. Aşkı yaşadım, aşık da oldum tabii. Ama çok sınırlarımı zorlayıp, uç bir şey de yaşamadım. Dağları yıkacak bir aşkım olmadı.

melis_birkan05c Çağan Irmakın son meleği: Melis Birkan

İki Çağan Irmak, bir Serdar Akar ve Kartal Tibet filminde oynadınız. Sinemada proje bulmanın zorluğunu biliyoruz. Filmlerinize baktığımızda Çağan Irmak ve Serdar Akar özel yönetmenler. Bunda sizin seçimlerinizin etkisi ne kadar?



Ben değil onlar beni seçiyor. “Bu da benim şansım” diye düşünüyorum. Yıllarını bu işe vermiş, bu işin eğitimini almış insanlar var. Ben çok farklı bir bölüm okudum ve şu an çok farklı bir iş yapıyorum. Bu kadar tecrübesizken, onlar beni seçti ve bu benim şansım. Onların bana verdiği bu şansı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Bundan sonrası da onların bileceği iş diye düşünüyorum.

Modern dans eğitimi aldınız ve bunun da oyunculuğunuza katkısı var. Siz bunu nasıl bağdaştırıyorsunuz?

Şöyle faydası var; ortaokuldan beri konservatuarda okuyorum. Dans, müzik ve tiyatro iç içeler. Yedi yıl AKM’de sahneye çıktım, çocuk oyunlarında oynadım. Bu da kolay kolay elde edemeyebileceğiniz bir tecrübe. Bunun çok büyük faydalarını görüyorum yaptığım işte. Tabii dans eğitimi alırken oyunculuğuma yararlı olacak diye bir düşüncem yoktu. Ben en başından beri “Oyuncu olmayacağım, çünkü bunu okuyanlar var. Herkes okuduğu işi yapsın” diye çok büyük laflar ettim. Sonra da o tükürdüğümü bir güzel yaladım. Oyunculuğumu beğenenler hep “Bizim için ritim çok önemli, beden kullanımı çok önemli” dediler. Bunu da oyunculuğum içinde kullanabiliyor olmam benim için çok büyük bir avantaj oldu.

melis_birkan06 Çağan Irmakın son meleği: Melis BirkanSinemanın yönetmen sanatı olduğuna inanıyor musunuz?

Kesinlikle. Tamamen yönetmenle ilgili, onun üzerine kurulu, yönetmenin gözüyle ve onun istekleriyle doğru orantılı bir sanat olduğunu düşünüyorum.

Son dönemlerde çok yetenekli kadın oyuncular çıktı. Bu bağlamda yazılan senaryolarda kadın rollerinin daha mı derinleştiğini düşünmeliyiz? Bu kadar yetenekli insanın bir arada bulunmasını neye bağlıyorsunuz?

Biz şöyle şanslıyız… Sinemanın her sene bir iki filmden yüz filme çıkabildiği, daha da fazlasına çıkacağı bir dönemdeyiz. Umarım günümüzdeki hareketlilik, sadece bir dönem olarak kalmaz ve geleceğe uzanır. Ben bu işi yapmaya başladığımda sinema ve televizyon için böyle bir ivme oldu, biz de bunlardan bir şekilde besleniyoruz. Ama bu tabii ki yönetmenin sizi seçmesi, sizin de projeyi seçmenizle başarıya ulaşıyor. Mesela ben hiç izlediğim dizi olsun, film olsun hiçbir projede de “Aa ben burada olsaydım” demedim. Çünkü ben gördüğüm şeyin içindeki insanla güzel olduğuna inanıyorum ve ben onu öyle seyretmeyi seviyorum. O yüzden sadece önüme gelenle ilgileniyorum.

Dizi oyunculuğuna nasıl bakıyorsunuz?

Dizi oyunculuğunun çok yorucu bir tarafı var ama ben dizi oyunculuğundan çok fazla şey öğrendim. Orada çok farklı bir pratik alanınız var. Filmde belirli bir süreniz var ve ciddi bir şekilde konsantre olup rolünüzü oynamanız lazım. Sinemada böyle bir zorluk varken dizide de aynı karakteri hem dozunda tutarak hem de bunun kaç hafta süreceğini bilmeden ya on bölüm, ya üç sene, yorumlamanız gerekiyor. Karşı tarafı sıkmadan, anlatacaklarınızı tüketmeden işlemeniz gerekiyor. Bu ciddi bir kontrol, bu kontrolü kurmayı ve kullanmayı öğreniyoruz. Sürekli düşünmenizi, pratik kurmanızı ve kendinizi geliştirmenizi istiyor televizyon dizileri.

Çağan Irmak bu hafta vizyona giren Issız Adam ile değil, Ulak’la Altın Portakal’a katıldı. Issız Adam’ın çekimlerinde bir geç kalma söz konusu mu?

En baştan “Issız Adam”ın festivale yetiştirilme gibi bir durumu olmadı. “Issız Adam” bana geldiğinde belirli tarihler vardı; şu tarihte başlayacak, şu tarihte bitecek diye. Hatta birkaç gün öncesinden bitirdik. Yani filmin çekimlerinde olası bir gecikme söz konusu değil.

Ulak’ta Çetin Tekindor ve Şerif Sezer gibi büyük oyuncularla oynamanın size etkisi ne oldu?

Ulak’ta çok büyük oyuncularla çalıştım. Bu başka bir keyifti, başka bir tattı. Kimi zaman sette oturup o efsane isimleri sadece seyrettiğimiz bile oldu. Gerçekten bir dersle öğrenilecek şeyler değildi. Her anından her karesinden öğrendiğimiz çok şey vardı.

Issız Adam ile ilgili söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Issız Adam’ı bir Çağan Irmak filmi olduğu için bir izlesinler. Çağan Irmak birbirinden çok farklı filmler yapıyor. Bu yüzden filmi izlerken ne Ulak’la ne de Babam ve Oğlum’la kıyaslamasınlar. Çünkü orada gerçekten çok farklı bir hikaye, çok başka bir anlatım var. Benim çok keyif aldığım bir projeydi. Umarım Issız Adam hak ettiğini alır.

Yorumlar

Bu yazi hakkinda yorum yapmak istiyorum!

Yorum yapabilmek icin uye girisi yapmalisiniz.