sinemam.net



Beyaz Bant (Sine Kritik)

15 Mayıs 2010 Yazan Sabahat Emir  
Kategori Haber, Yazarlar

02 Beyaz Bant (Sine Kritik)

SabahatEmir Beyaz Bant (Sine Kritik)Sabahat Emir – Bir olayı anlamak, o olayı yaratan, temel oluşturan sebeplere, yani köklere inmekle mümkündür. Yalnız toplum hayatında değil (burada filmle bağlantılı olarak Nazi Almanyasının faşizmini hatırlayalım), birey hayatında zulüm  ve şiddet fırtınaları estiren faşizm, eğitim bazında nasıl oluşuyor sorusunun cevabını irdeliyor Michael Haneke’ın, uluslar arası bol ödüllü  “Beyaz Bant” filmi.

Haneke, 1.Dünya Savaşı öncesi dışa kapalı bir  Alman köyünü ve insanlarını ele alıyor. Bu köyde faili meçhul çocuk kaçırmalar, işkenceler, tuzak kurmalar, beklenmedik ölümler gibiolaylar cereyan ediyor. Suç işleyenler bulunup cezaya uğramazken, filmde ağırlıklı olan köy kilisesinin katı disiplinli , günah-ceza ekseninde verdiği cezalarla kendi çocuklarına çok acımasızca  davranmaktadır. Köyün toplumsal yapısında hoşgörüsüz, sürekli cezalandırıcı bir tanrı adına malum bir tahakküm ve erkil bir iktidar zinciri işlemektedir. Dini, baskıya dönüştüren rahip, köy halkını tebası gören baron, sevgilisini sürekli aşağılayan bir erkek doktor…

Bir kabus ortamı içinde gittikçe daralan bir ruhla, birbirini doğuran  sorular üreten faal bir zihinle seyredilen filmde “beyaz bant” mutlak itaati ve günahtan uzak kalmayı temsil eden bir sembol… Sürekli bir günah korkusu ve otorite baskısı altında yetişen, ruhları suçluluk duygusuyla kararan, görünürde itaatkar  ve disipline boyun eğen ama içten içe zulmün, büyüklerinden gördükleri şiddetin ve sessiz isyanın tohumlarını taşıyan suskun çocuklar… Haneke, çok iyi planlanmış bir kurguyla Nazi Almanyasının zulüm fırtınaları estiren kuşağının yetişmesini vicdanlarda derin izler bırakacak şekilde işlemiş.

Özellikle tüm eğitimcilerin, iktidar sahiplerinin, ebeveynlerin seyretmesi gereken bu önemli film, özel hayatlarda da baskının, şiddetin, hoşgörüsüzlüğün ve sevgisizliğin  ilerde nelere sebebiyet verebileceği hususunda seyirciyi de kendi kendisiyle hesaplaşmaya, iç kontrole, sorgulamaya itiyor.

Film, siyah beyaz olarak, ağır bir tempoyla iki saat sürüyor. Neden siyah-beyaz diye sorarsanız, hastalıklı bir dünyaya uyuyor da ondan diyebilirim.

Sezon’un en ilgi çekici filmlerinden olan “Beyaz Bant”ı rahat bir zamanınızda, açık bir bilinçle seyretmenizi tavsiye ederim.

Sabahat Emir

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay

Yorumlar



Yorumlarınızda resminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!