Başka Dilde Aşk (Sabahat Emir)
20 Aralık 2009 Yazan Süleyman Şatır
Kategori Haber, Yazarlar


Sabahat Emir
Film önce ismiyle dikkat çekiyor. Jenerikte bir Amerikan havası hissediyorsunuz. Hızlı tempo. İstanbul’da ailelerinden ayrı yaşayan, akşamları barlara, partilere takılan, birayı şişelerde içen, gözüne kestirdiğini evine götürüp de kapı kapanır kapamaz ihtirasla kucaklaşıp öpüşen, karmaşık aşk ilişkileri yaşayan gır gır, şamata havası içinde bir gençlik… Peşin hükümle tamam diyorsunuz, içimizdeki Amerika’yı seyredeceğiz, yine kendimizin dışına çıkacağız… Bilinçaltında da bir soru aşkta başka bir dil nasıl bir şey?
Film ilerledikçe yavaş yavaş peşin hükümlerinizden sıyrılıyorsunuz. Başroldeki erkek rolündeki Onur’un (Mert Fırat) işitme engelli olduğunu öğrendiğinizde ve kız arkadaşı Zeynep’in (Saadet Işıl Aksoy) aralarında gittikçe insani yönü öne çıkan, iş güvenliği, hak arayışı türünden sosyal konulara da değinilen fırtınalı aşk serüveni sizi alıp götürüyor. Zor bir konu sıkmadan, bunaltmadan kendini seyrettiriyor.
İyi kurgulanmış bir senaryo, ustalıklı çekimler filmi, sezonun kaliteli yerli filmlerinden biri haline getiriyor.
Aynı dil konuşulduğu halde kimsenin birbiriyle anlaşamadığı, onca iletişim imkanlarına rağmen iletişim kuramadığı bir toplumda işitme engelli birini seçmek, onun engelsizlerden daha sağlıklı iletişim kurabileceğini ispatlamak can’da engel (özür) olmadığının üzerinde düşünülmesi gereken ispatı bu film. Yönetmen İlksan Başarır, kendisiyle yapılan bir röportajda bu konudaki düşünceleriyle dikkati çekiyor “Konuşarak anlaşamıyoruz. Birbirimizi ikna etmek için çok uzun cümleler kurup, sonunda hep söylemememiz gereken şeyler söylüyoruz. Aslında birbirimize baksak, ne demek istediğimizi anlayacağız; çünkü gözün, yüzün söylüyor onu. O yüzden telefonda hep yanlış anlar insanlar birbirini. Konuşmak, iletişimin tek şekli değil. İşitme engellilerde şöyle bir şey var; direkt konuşuyorlar. Çünkü işaret dili ona müsait. Bizimki gibi bağlaçlar yok, zamanlar yok. Öyle anlaşabilmeliyiz aslında.”
Üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken bir tespit bu. Günümüz insanlarının açmazı. Üstelik film, ben merkezli hayatımızda ne kadar çok şeyi ihmal ettiğimizi gündeme getiriyor. Şimdiye kadar hangimiz işitme engellilerin sinemada Türk filmi izleyemediklerinin farkındaydık? Film, her şeyden önce bir seyirci olarak bize bunu düşündürttü.
TV kanallarının birinde oynatılan (adını çok ilgi çekici ama içini boş bulduğum) Kapalıçarşı dizisinin oyuncularından biri olan Mert Fırat, işitme engelli genç rolüyle büyük bir performans sergiliyor. Diğer oyuncular da oldukça başarılı.
Netice olarak Başka Dilde Aşk, seyirciden bir şeyler alıp götüren değil, veren bir film. Seyretmenizi tavsiye ederim.






Yorumlar
Yorumlarınızda resminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!