Orta Karadeniz’den, Batı Karadeniz’e…
23 Ocak 2009 Yazan Süleyman Şatır
Kategori Vİzyon

7 Ağustos 2009… Rotamız Kastamonu‘dan başlamak üzere, Daday, Azdavay, Pınarbaşı, Eflani, Safranbolu, Karabük, Yenice, Devrek ve Karadeniz Ereğli… Son olarak Karadeniz Ereğli yazdım ama, aslında Karadeniz Ereğli benim için son gündü… Tur arkadaşım Ramazan Kuruçay, benden sonra Karasu, Adapazarı ve İzmit‘e kadar turu uzattı…

Ramazan Kuruçay ile daha önce de Yeniçağ‘dan Mengen, Devrek, Çaycuma, Amasra üzerinden Cide‘ye, bir diğer turda da İstanbul, Eskihisar, Topçular, Gölcük, Maşukiye, Sapanca üzerinden Adapazarı‘na gitmiştik… Kısmet olursa Ramazan’la birlikte önümüzdeki günlerde, çok değişik yollardan İstanbul-İzmir-Çeşme‘ye bir turumuz daha olacak gibi görünüyor…

Evet, 7 Ağustos 2009, Cuma sabahı Metro Turizm‘in 08:00 arabasıyla, 1-2 numaralı koltuklarımızda yerimizi alıyoruz ve İstanbul‘dan Kastamonu‘ya hareket ediyoruz… Otobüs yolculuğumuz yaklaşık 9 saat sürecek ve akşam 17:00 gibi Kastamonu‘da olacağız… Planlarımıza göre Kastamonu‘da bir gece kaldıktan sonra, ertesi sabah bisikletlerimizle Daday‘a doğru yola çıkacağız… Ramazan, akşam 17:00′de Kastamonu‘da indikten sonra ilk gün 30 km pedal basarak Daday‘a gitmemizi ve orada kalmamızı öneriyor ve bu fikir bana da cazip geliyor… Otobüsten indikten sonra Kastamonu‘da oyalanmadan Daday‘a gitmeye karar veriyoruz…

Yola çıkmadan bir gün önce, Meteoroloji haftasonu havaların birkaç derece daha artacağını söylemişti… Ama, sonra birden Orta ve Batı Karadeniz‘de etkili sağnak yağmurlar olacağı ve hava sıcaklığının düşeceği konusunda bilgi vermeye başladı… Son günlerdeki Karadeniz Bölgesi‘nde yağmur yüzünden oluşan selleri hatırlıyorum… Bu tur bizim için tam bir macera olacak demek ki… Kastamonu yakınlarında da beklenen yağmur başladı…

Bir süre sonra da, yağmur öyle hızlı yağmaya başladı ki, yağmurun hızına otobüsün silecekleri bile yetişemiyordu…

Kastamonu Otobüs Terminali
Saat 17:10′da Kastamonu‘da otobüsten indiğimizde, yağmur hızını kaybetmiş olmasına rağmen hala devam ediyordu… Ama yola çıkmaya kararlıydık… Üstümüzü değiştirdikten, bisikletlerimizi ve yağmurluklarımızı hazırladıktan sonra, fazla oyalanmadan 17:30′da Daday‘a doğru pedal basmaya başlıyoruz… Otobüsle geldiğimiz İstanbul yöne doğru yaklaşık1-1,5 km çiseleyen yağmur altında hafif bir çıkışı tırmanıyoruz ve Daday kavşağına ulaşıyoruz…

Evet bu kavşaktan Daday‘a dönüyoruz… Kastamonu-Daday arasının 30 km olduğunu internetteki araştırmalardan öğrenmiştik…

Bir süre ilerledikten sonra da bu tabeladan aldığımız bilgilerin doğru olduğunu anlıyoruz… Daday 29, Azdavay 70… Azdavay ertesi günün programında…

Bu arada küçük bir köpek saldırısına maruz kalıyoruz… Ne var ki, fotoğraf makinamızla görüntü aldığımızı fark edince, hemen geri dönüyorlar… Sanıyorum bunlar da utangaç… Yollarda bana doğru koşan köpekler görünce duruyorum, onlar etrafımda havlarken fotoğraf makinamı çıkarıyorum ve fotoğraflarını çekiyorum… Gerçekten hemen başlarını çevirerek geri dönüyorlar… Yukarıdaki fotoğrafı Ramazan çekti… Resimde gördüğünüz gibi kıyameti koparan köpekler, fotoğraf makinasını görünce hemen geri döndüler… Sanki utanıyorlardı… Ancak bu benim fikrim, size utangaç köpek rastlamazsa ona gerçekten karışmam (!)…

Bir süre daha yol aldıktan sonra, ahmak ıslatan yağmur gerçekten ıslatmaya başladı… Geçtiğimiz günlerde Adapazarı‘na giderken Kartal‘daki Koçtaş‘tan almış olduğum yağmurluğu giyiyorum… Ancak, bu yağmurluklar havayı geçirmediği için, hemen terletiyor ve bu sefer de terden sırılsıklam oluyorsunuz… Son yıllarda yaptığımız turlarda hiç yağmura yakalanmadığım için, yağmurluk işini ihmal etmişim…

Kastamonu-Daday arası, arada birkaç kısa iniş-çıkışları saymazsak, genellikle düz… Trafik yok denecek kadar az… Hafif yağmur altında, gerçekten keyifli bir yolculuk yapıyoruz…

Ramazan Kuruçay, koruyucu ruh sağlığı üzerine çalışıyor ve kendisi psikolog-doktor… Telefon edip, yeni bir iş transferi sonucu 15 gün kadar bir zamanı olduğunu bildirince, çoktan beri yapmayı planladığımız bu geziyi hayata geçirmeye karar veriyoruz… Ve şimdi yollardayız…


Ne yazık ki, meyvelerin tadına bakamıyoruz… Çünkü, yağmur meyve ağaçlarına giden yolu çamur deryasına dönüştürmüş ve Ramazan eli boş dönüyor…

Bu fotoğraf da Ramazan’ın soyadını taşıdığı bir akarsu köprüsünün üzerinde çekildi… Gerçekten de, havanın yağmurlu olmasına rağmen çayın kurumuş olduğunu gördük…

Yollardan ilginç görüntüler…

Yağmur durduğu halde üzerimdeki yağmurluğu çıkaramıyorum… Çünkü içimdeki forma, terden ıslanmış ve rüzgar beni üşütüyor…

20 km yol gelmişiz… Saat 18:45… Yaklaşık 1 saat 15 dakikadır yoldayız…

Bu gezide hemen hemen tüm fotoğrafları Ramazan çekti…

Zaman zaman bizi yormayan kısa tırmanışlar yapıyoruz…

Ardından yine kısa inişler yapıyoruz…

Ama yol genellikle düz…

Zaten Kastamonu’nun rakımı 800, Daday’ın rakımı ise 960 metre… Demek biraz yükselmişiz…

Saat 19:15′de Daday’a ulaşıyoruz…

Köpekçioğlu Konağı (Seydibeyoğlu Konağı)… Daday’ın hemen girişinde yer alan ve 1912 yılında inşa edilmiş olduğunu öğrendiğimiz tarihi Köpekçioğlu Konağı (Seydibeyoğlu Konağı) önünde bu fotoğrafı çektiriyoruz… Bir süre önce resterasyonu tamamlanan konak, 30 Ağustos 1925’te ilçeyi ziyaret eden Atatürk’ü ağırlamış. Atatürk Şapka Devrimi hazırlığı sırasında bu konakta çalışmış…

Konak şu sıralarda, yöreye özgü teksil ürünlerinin dokunduğu, sergilendiği ve satışa sunulduğu bir yer olarak kullanılıyor…

Tüm ürünler, konakta bulunan el tezgahlarında dokunuyor…

Ramazan dokuma tezgahının nasıl çalıştığı konusunda bilgi alıyor…

Dadaylı hanımlar tarafından bu konakta dokunan, el emeği, göz nuru ürünler…

Daday’da Öğretmenevi var… Ama biz şehir merkezine giderek misafir olacağımız, ya da çadır kurabileceğimiz müsait bir yer arıyoruz…
Bu konuda bizlere Daday İtfaiyesi Şefi Selim Turan yardımcı oluyor. Bize itfaiyecilerin gece nöbetlerinde kaldığı iki odayı gösteriyor… Bu odalardan birinde kalabileceğimizi söylüyor… Selim Bey’e buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz… O gece İtfaiyede nöbetçi olan Sadık Bal ve Selami Kuş da bize büyük misafirperverlik gösteriyor…

Oda sorunumuzu hallettikten sonra, Ramazan’la bir marketten akşam yemeği için alışveriş yapıyoruz… Barbunya pilaki, beyaz peynir, zeytin, domates ve salatalıktan oluşan akşam menüsünden sonra İtfaiyeci arkadaşlarımızla çaylarımızı içiyoruz…

Sadık Bal, Ramazan Kuruçay, Şef Selim Bal, Selami Kuş ve Süleyman Şatır
Çaylarımızı içerken, itfaiyede nöbetçi olmadığı zamanlarda düğünlerde davulculuk yapan renkli kişiliğiyle bulunduğumu ortama neşe katan Selami Kuş’tan davul çalma tekniklerini öğreniyoruz…
Turumuzun ilk gününün hikayesi böyleydi… Ertesi gün 8 Ağustos 2009 Cumartesi günü Daday‘dan Azdavay-Şenpınar-Eflani rotasını izliyeceğiz ve harita üzerinden hep merak ettiğim bu rotayı keşfedeceğiz…
Orta Karadeniz’den Batı Karadeniz’e…
1. gün 7 Ağustos 2009 Cuma: Kastamonu-Daday
Yapılan km: 32,56 km
Kastamonu’dan yola çıkış: 17:30
Daday’a varış: 19:10
Ortalama hız: 17,62
En yüksek hız: 46,16
Bisiklet üzerinde geçen süre: 1:50:52
Kadri’nin Götürdüğü Yere Git
05 Ocak 2009 Yazan admin
Kategori Türk SİnemasI, Vİzyon

Yönetmenliğini Onur Tan’ın üstlendiği Kadri’nin Götürdüğü Yere Git , Şafak Sezer, Alp Kırşan, A. Mümtaz Taylan, Esin Civangil, Eylem Şenkal, Nilgün Bengü ve Cem Özer gibi ünlü isimleri bir araya getiren bir komedi filmi. Filmde olaylar, çok samimi iki arkadaştan Kadri’nin aşk acısı çeken arkadaşı Cem’i biraz toparlanması için bir tatil köyüne götürmesiyle başlıyor. Filmin komedi unsuru ise, Cem’in kendisini terk eden sevgilisinin, yeni erkek arkadaşıyla aynı tatil köyünde karşılaşması… 16 Ocak 2009 ’da gösterimde… Devamını oku





